Yeryüzü günden geceye döner; birey ölür; ama güneş ezeli ebedi öğlede aralıksız yanmaya devam eder. Hayat kesinlikle bu yaşama isteğidir; hayatın formu sonsuz şimdidir;bireylerin, ideaların şu fenomenlerinin yani, kısacık düşler gibi zaman içinde nasıl geçip gittikleri hiç önemli değildir.
İşte keşfetiği buydu Schopenhauer'in. "İrade", "içgüdü", "arzu" artık nasıl adlandırısanız, işte o şey temel kuvvettir. Doğum ölüme götürdüğü için ve iki kişi arasındaki faliyetin tek amacı, sonrasında döngüyü tekrarlayacak yavrular üretmek olduğu için, yaşam anlamsızdır. Yaşamın arkasında hiçbir şey yoktur - ne strateji, ne neden, ne amaç. İrade sadece uzam ve zamanın dışında olmakla kalmaz, bu düzeni, bu "görünüşleri" yaratan da odur. O birincildir, kendisinden önceki algıyı önüne katar, kavramlarımızı belirler ve tüm eylemleri buyurur.
Çürüdü memleketin iç yüzü çöktükçe temel,
Şimdilik harice karşı yerimiz olsa dahi,
Yüzümüz yok bakacak kabrine ecdadımızın
Tükürür zannederim çehremize tarihi.