Lawo

Tesadüfler
Çingene, insanları kırıp geçiren bütün illetlerden, bütün belalardan yakayı sıyırmıştı. Iran'da pelagradan, Malaya takımadalarında iskorbütten, İskenderiye'de cüzamdan, Japonya'da beriberiden, Madagaskar'da vebadan, Sicilya'da depremden, Macellan Boğaz’ında feci bir deniz kazasından sağ salim kurtulmuştu. Nostradamus'un şifrelerini ele geçirdiği söylenen bu irikıyım yaratık, her şeyin içyüzünü biliyormuşa benzeyen Asyalı görünümü, hüzünlü havasıyla kasvetli bir adamdı. Kanatlarını açmış kuzgun gibi kocaman siyah bir sapka, üzerinde yüzlerce yıllık küfün cirit attığı kadife bir yelek giyerdi. Ama sınırsız bilgeliğine, gizemli enginliğine rağmen, onu günlük yaşantının ıvır zıvırlığıyla uğraştıran insancıl sıkıntıları, dünya gailesi vardı. Yaşlılık hastalıklarından yakınır, en önemsiz ekonomik zorluklarda sıkıntıya düşerdi, iskorbütten dişleri döküldüğü için gülmeyi çoktan bırakmıştı.
Sayfa 16 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
Peygamberler ve rahipler
Karl Marx, "Tanrıların itaatkâr hizmetkâri olmaktansa kayasına zincirlenmeyi yeğlediğini" söyleyen Prometheus’un, tüm düşünürlerin koruyucu azizi olduğunu yazmıştı. Bu, yaşamın özgürlükçü, yaratıcı ve cesur işlevlerini yenilemeye bağlıdır. Marx'in ifadesi, açıkça felsefe ile itaatsizlik arasındaki bağlantıya işaret eder. Düsünürlerin çogu, dönemlerinin otoritelerine itaatsizlik etmemişlerdi. Sokrates, ölerek itaat etmiş, Spinoza yetkililerle çatışmaya girmektense profesörlük pozisyonunu reddetmiş, Kant sadık bir vatandaş olmuş, Hegel devrimci gençlik sempatisini sonraki yıllarda Devlerin yüceltilmesi için dpgistirmisti. Buna rağmen, Prometeus yine de onların koruyucu azizidir. Dogru, onlar kendi sınıflarında ve çalışma odalarında kalmışlar, piyasaya çıkmamışlardır, bunun şimdi ele almayacağım birçok nedeni var. Fakat düşünürler olarak, geleneksel düşünce ve kavramların otoritesine ve inanılan ve öğretilen klişelere itaatsizlerdi. Karanlığa ışık tutuyorlar, yarı uykuda olanları uyandırıyorlardı, "bilmeye cüret etmişlerdi".
Sayfa 27 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Bırakın İnsan Kazansın
İnsanlar bürokratik olarak yönetilince demokratik süreç, bir törene dönüşür. İster büyük bir şirketin hissedarları toplantısı olsun, ister siyasi bir seçim veya bir sendika toplantısı, birey, kararları belirleme ve karar alma aşamasına aktif katılımındaki tüm etkisini kaybetmiştir.
Sayfa 44 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
33 kurşun
Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz Rivayet sanılır belki Gül memeler değil Domdom kurşunu Paramparça ağzımdaki...
Sayfa 113 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Kime Aitiz? Ya Da Bir Yere Ait Olmak mı Gerekiyor!
Hiç görmedikleri, üzerinden hiç geçmedikleri toprakların kendilerinin oldugunu söyleyen insanlar vardı. Başka insanlar için"benim" diyenler vardı, oysa hiç görmüyorlardı bu insanlar ve onlarla tüm ilişkileri kötülük etmekten ibaretti. Kadınlara ya da eşlerine "benim" diyenler vardı, oysa bu kadınlar başka erkeklerle yaşıyordu. Ve insanlar hayatta iyi buldukları şeyi yapmaya değil, mümkün olduğunca çok şeye benim demeye çabalarlar.
Sayfa 24 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Felsefe
Reklam