Ateşliyken okumak piyango oynamak gibidir, metnin içeriği ya buharlaşıp kaybolur ya da kontrolsüz vücut ısısının kazara açtığı çatlakların derinlerine nüfuz eder. Detaylar
Zamanın katmanları, ateşin etkisi altında sık sık yaptığı gibi iç içe geçiyor ve kendimi aniden yirmi dört yıl önceki benle yan yana dururken bulabiliyorum. Detaylar
Bir sonu işaretlemek için ölüme
ihtiyacımız vardı,
Zamanın zamanla tamir edeceği bir son.
Aşkın kucağına doğmak, sonuç olan—
Aşkla yaratılmak, ihtiyaç olan.
Söyle bana, pejmürde şarkıcı,
Köz tohumu nasıl taşır.
Kapılar geçiyorum. Etraf karanlık ve sessiz. Ayaklarım hiç olmadığı kadar hafif. Bir, iki, üç, derken, kapılar çoğalıyor. Uçarcasına ilerliyorum. Hava gittikçe kararıyor. Kapılar kapanacak ve ben içeride nefessiz kalacakmışım gibi. Ellerimi göğsüme kadar kaldırıp yönümü bulmaya çalışıyorum. Sağa sola hareket ediyor kollarım, denizde yüzer gibi ağır ağır ilerliyorum. Öyle Uzak ki Evim