Yazamamak nedir bilir misin oksijen kalemken ?
Sen gönlünce yaşa hayatı seyrediyorum kalemden,
Son satırlar bize kolaydır ben kalemim,kalem ben.
İstediği hiç bişey olmadığı için bu adam böyle kalender,
Üzgünüm..Ben iyice ben olmaktan çıktım artık.
Çok asil bir hoşçakalın kortejinde geldi ayrılık
Gayet net ve kararı kati veda cümleleri
Anlamadığım bir dilin son sözlerine kulak veriyorum
Her biri ustaca hazırlanmış ayrılığın milli marşı gibi
Ondandır bu ayrılığa saygı duruşum
Ve sen eski sevgilim!
Babil’in asma bahçelerinde asarken gözünü kırpmadan kalbimi
Hangi üvey sevgilinin merhametine emanet edeceksin
İllegal yollardan evlat edindiğimiz bu aşkı…
Bir genel evin üzerime yürüyen iltihaplı duvarları gibi sensizlik
Kırık yaylı,rahatsız bir yatak misali gıcırtılı son sözlerin
Şeytan geliyor yine soldan soldan
Solum boş,geç diyorum anlamıyor
Göğüs boşluğumu dolduruyorum söylediğin yalanlarla
Biz ikimiz biz olmaktan çıkıyoruz
Aldattıkça seni,aldatıldığımı düşünüyorum bir yabancıyla
Zihnim dudakların arasında ki “seni seviyorum” kadar ucuz…
Tenin tedirginliğini kapatmak için biraz fondöten
Kırmızı ojeyle kamufle olmuş iki yüzlü tırnaklar
Dudakların çatlağını kapatan macun gibi simli bir ruj
Gıyabında dava açılmış bir aşkın katil zanlısı tutuklular…
Sallandırmalı bunların bi kaçını
Sallandıkça sarsılmalı içimde büyüttüğüm günahlar
Ve
Terk edişinin kalbimde çıkardığı sivri başlı sivilce
Sıksam diyorum
Bir kalbimi sıksam
Bir de beynime
Ey nefsim! Deme: “Zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle sarhoştur.” Çünki: Ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalıp olup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sür’at peyda ediyor.
Hem deme: “Ben de herkes gibiyim.” Çünki herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esâssızdır.
Hem kendini başıboş zannetme. Zira şu misafirhane-i dünyada, nazar-ı hikmetle baksan, hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin?