İnsan çalar saat değildir, erteleyip duramazsın
Bugün aramazsan, yarın bulamazsın
Dinlemezsen, öğrenemezsin
Kaç şehir, kaç ülke gezersen, dünya bildiğin o kadardır.
Okuduğun kitap sayısı kadar kelime konuşursun
Kaç insana karşılıksız yardım edersen, o kadar karşılıksız yardım görürsün
Küçük insanların hikayelerine değer vermezsen büyük adam olamazsın
Birini sadece kavga ederek yenemezsin
Zengin olabilirsin ama saygın olmak için eğitim almalısın
Büyük görürsen küçük, küçük görürsen büyük sayılmazsın
Yalnızca düşünerek hayallerini gerçekleştiremezsin
Hiçbir şeyden korkmazsan kaybedersin
Kaybetmeyi öğrenmeden kazanamazsın
Çok güzel gülmek istiyorsan çok güzel ağlamalısın
Ertelemek ile bir gün mutlaka yapacağım arasındaki bağı kavramazsan hiç başaramazsın
Sadece para sayarsan zamanla insan sayamazsın
Sınırların olmaz ise boğulur, kimseye izin vermezsen yalnız kalırsın
Özür dilemek, teşekkür etmekle alçalmazsın
Her şeyi kalbinle yap
Unutma sen insansın
Her şey bir acının bilincine varmakla başladı
bir taşı kaldırıp bakmakla, bir kapıyı açmakla
bir el, hep bir şeyler yazdı doğduktan bu yana. Şimdi bütün yaşadıklarım karalama kâğıtlarında kaldı.
Bir kalem, kendi kendine yazar bu şiiri.
insanlar işlerine gider, ben acıya giderim
bir günde bütün isalarımı çarmıha gerer
ve her günümü milat bilip, yekinirim.
güzelliğim, ağlayan bir çocuğun güzelliğidir.
mutluluğum, örneğin hapisteki bir adamın
eline bir gül geçtiğindeki mutluluğuna benzer.
Gidenler bizden hep bir parça götürürler. O parçanın yerinde de derinn izler kalır .
Her kesin bir yara izi vardır insanlardan gizlemeye çalıştığı . Saklamak için çok uğraştığı bir yara izi. Her kesin bir yara izi vardır. Kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan. Baktıkça nefes alabiliyor olmanın kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi . Bu izlerle yaşamaya alışırsın . Bir sabah belki gün doğarken baktığında dışarı, yaşamayı yeniden seve bilirsin ve bir gün elbet birileri o yara izlerine dokunur . Acın da biraz olsun hafiflemeye başlar.