Evlilik maalesef iki insan arasında kalmıyor bu coğrafyada. Kültürü dinine yama yapan bir cenah insan için evlilik anne ve babanın "istediği"nin yapılmasıdır. Konu ailenin rızası ile karıştırılmasın lütfen. Onların rızasını almak ve gönüllerini hoş tutmak ayrıdır, onların istediği minvalde bir evliliği sürdürmek ayrı. Yeni kurulmuş bir ailenin duvarında delik açmaktan başka bir şey değil çünkü bu bahsettiğim. Bunun doğru olmadığını kavramak ve buna karşı "dik" durmak evet çok ciddi bir olgunluk gerektirir. Bu da ne parayla ne yaşla olacak iş değil. Umarım bu detayı hakikaten kavramış insanlar çoğalır.
"Statik inançlı ve eylemli olmayacaksın. Dinamik olacaksın. Namazın da meşale olacak, orucun da. Zekatın, haccın da dinamik olacak. İslam entelijansiyasını kuracaksın. İslam sana, et, kemik, deri gibi, hatta ciğer, ilik, kalp, beyin olacak, jatta zeka, zihin ve ruh olacaktır.
İslamdan çıkarılmış nurdan bir heykel gibi dolaşacaksın arzda. Şimşek ve yıldırımlarınla koruyacaksın nurunu.
Yeniden doğacaksın. Kıyametini yaşayıp yeniden dirileceksin. Azrail'i, israfil'i, cebrail'i adeta göreceksin. Yardım edecek onlar sana. Domuza karşı arslan, yılana karşı kartal, baykuşa karşı hüthüt, kargaya karşı bülbül, eşeğe karşı at olacaksın. Dünyaya, eşyaya yeniden anlamına getireceksin. O zaman Allah da sana, senin kendi öz anlamını bağışlayacaktır. Hiç kuşkun olmasın. "
Son sayfa
Çoğu şeyi hayattan beklemeyi bırakırsak belki uykumuz kaçar, uyuşukluk diye adlandırdığımız atâletin yerini çeviklik alır ?¿ Tipik bir kadercilik gibi geliyor bu tarz söylemeler ama öncesini bilmediğim için eleştiri kısmına geçmeyeceğim. Cemil Meriç bunun öncesinde ve sonrasında ne demiş merak ettim doğrusu. Bana mesaj olarak yollama imkanınız olursa memnuniyet duyarım, tartışmak isterim .
Bu cümleler kesit kesit yazdıklarından alınıp derleme yapılmış. Yoksa yan gelip yatan bir yazar değil okuduğum kadarıyla. Zaman zaman fikirleri değişmiş farklı düşüncelere yönelmiş.
Kimse kimseyi yeterince tanıyamaz. Zaten gerçeğin ne olduğunu, eşyanın hakikatini bilmiyoruz. Hayata ve kendimize dair o kadar meçhul var ki, hangi birini dile getirelim?