Cinayet sadece bireyi öldürür; sonuçta, birey nedir ki?" Elinin tersiyle,"Kolayca yeni bir birey üretebiliriz, hem de istediğimiz kadar. Uyumsuzluk, bir tek bireyin hayatından çok daha fazlasını tehdit etmektedir; doğrudan, Toplum'un
kendisi için bir tehlike oluşturur. Evet Toplum'un kendisi için," diye tekrarladı.
Entelektüel üstünlüğü, ahlâki sorumlulukları da beraberinde getiriyor. İnsan ne kadar yetenekli olursa, insanları yoldan çıkarma gücü de o kadar büyük oluyor. Birçok insan yoldan çıkacağına, bir tek insan acı çeksin, daha iyi.
Uçurumun kenarına oturdu. Ay arkasında kalmıştı; aşağıya, platonun siyah gölgesine baktı, ölümün siyah gölgesine. Bir adım atması, kendini bırakması yeterli olurdu... Sağ elini ay ışığına tuttu. Bileğindeki kesikten hâlâ kan süzülüyordu. Bir kaç saniyede bir ölü ışığın ortasında neredeyse renksiz bir damla, karanlığa süzülüyordu. Damla damla, damla damla. Yarın, yarın, yarın...
Zamanı, Ölümü ve Tanrı'yı keşfetmişti.
Çürükleri canını yakıyor, kesikleri hâlâ kanıyordu; fakat acıdan ağlamıyordu; yapayalnız olduğu için, dışlandığı, bu kayalar ve ay ışığından ibaret iskeletler dünyasında yalnız kaldığı için ağlıyordu.