"Hayat sana, senin başkalarına verdiklerini geri verir. Diğer insanların sorunları, genellikle senin çözümünün bir parçasıdır. Paylaştıkça, daha fazlasını alırsın."
Schweitzer, endüstri toplumunun özgürlükleri engelleyici olmasının yanı sıra, aşırı bir gayret ve zorlama çabası içinde olması özelliğinin de farkındaydı. "İki ya da üç nesildir, birçok kişi artık insan olarak değil de, yalnızca çalışan olarak yaşamaya başlamıştır." İnsanı insan kılan özelliklerin giderek yozlaşması, böyle yozlaşmış ana ve babaların yetiştirdiği çocukların da gerçek bir insan olma yolunda engellerle karşılaşması sonucunu doğuruyor. "Aşırı çalışmaya böylesine teslim oluş, insanları giderek dışsal değerlere yönelmeye zorluyordu. Hiçbir şey yapmak istememek, kendini düşünmekten kaçınmak ve her şeyi unutmak arzusu, bu türlü kişiler için artık fiziksel birer ihtiyaç haline gelmiştir." Bu nedenle Schweitzer, çalışma saatlerinin kısaltılmasını ve aşırı tüketim ile lüks tutkusundan vazgeçilmesini önermişti.