Şeytan Şatosu kitabımı yazma sebebim;
Bazen sadece ben vatanımı seviyorum diyerek, suç işlemeden, vergini ödeyerek vatan sever olduğumuzu göstermez. Vatan için ölmek de gerekir ama önemli olan vatan için yaşamayı göze almak olduğunu öğrendim anavatanımdan çok uzaklarda.
Aslında milyonlarca vatan sever var dünyanın her parça toprağında. Kimse bilemez onların azınlık olarak çektiklerini. Kimse bilemez; vatanı beğenmeyenler, kötüleyenler yüzünden uzaklarda olanların canı kor ateşlerde yanarak çektikleri ıstırabı.
Ben bir Türk kızı olarak vatanım ve memleketimin arasında iki taş arasında sıkışmış gibi yaşadım ve yaşıyorum. Bir tek ben değil binlerce kardeşim bu duyguyu hissetmiştir eminim. Tıpkı Meryem Korkmaz gibi, tıpkı Emine Adalet Pea. Adalet vatanı için Hitler’in önünde dansöz olarak çıkarken Dünyayı korkutan Hitler Emine Hanımın aslında bir Türk casusu olduğunu hiç bilmedi. Emine Adalet ise binlerce Türkün hayatını kurtardı Fransa’da Alman kuşatmasında. Vatan severlik budur işte.
Tek duam tüm milli ve dini kardeşlerim geçmişimizi yada bu günümüzü suçlar iken unutmasın onların suçlamasında bazıları acı çekiyor bir yerlerde.
Geçmişimizdir bizi biz yapan. Hatalı da olsa doğru da olsa o bizim geçmişimizdir. Unutmayın hatalı bulduklarımız o dönem şartlarına göre Türk istikbali için zor karar vermek zorunda kalmışlar. Doğru da olsa yanlış da olsa onlar bizim atalarımızdır. Bize bu günlerde düşen anlayıp ders almaktır.
Buyurun birlikte ders alalım, daha iyisini yapalım. Biz Bize sahip çıkmasak Onlar bizi yok eder. Kelebek Serisinin Mor Kelebek olan ikinci kitabında Şeytan Şatosu adı altında vurgu yapmak istediklerim bunlardır.
Son olarak;
Vatan için ölmeyi değil de yaşamayı seçen Asena ve Bozkurt’lar dan selamlar.
“Biz bir yerlerde yaşadık. Yaşamaya cesaretimiz