Kul sanat yapar, fakat görüntüsü tam olsa, işlevi noksan olur. İşlevi tam olsa, görüntüsü noksan olur. İkisi de tam olsa, ömrü fani olur. Cevheri kusursuz olsa arazı kusurlu olur, arazı kusursuz olsa cevheri kusurlu olur. Zira onu yapan sanatkar kusurludur, sınırlıdır, yetersizdir. Bir mucit icat yapar. İcadına birileri mükemmel der. Fakat o icadı yaparken kırıp döktükleri, yakıp yıktıkları, bozup dağıttıklarının hesabını tutan biri olsa da gösterse, bırakın "mükemmel" demeyi, belki "iyi" bile demeye dili varmaz.
Fakat el-Bedi' olan Allah öyle değildir. O'nun sanatı eşsiz benzersiz olduğu gibi, sanatını icra yöntemi de eşsiz benzersizdir. Başta örneksiz yaratır. Ölümlü sanatkarlar gibi ne model kullanır, ne arketipleri ve prototipleri vardır. O yarattığını yoktan yaratmıştır. Herhangi bir şeye bakarak yaratmamıştır
Kuran ki insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Muttakilere kılavuzdur; insanları doğru yola iletir. Onda şüphe yoktur uzmanlara yöneltilecek konular dışında apaçıktır, anlaşılır. İnsanlara hitap eder okunmalı ve düşünülmelidir
Sinekli Bakkal modern Türkiye'nin ilk büyük edebi siyaset sosyolojisi ise, Sonsuz Panayır da ilk çarpıcı edebi iktisat sosyolojisidir. Cumhuriyet Türkiye'sinde eğitim yoluyla paraya ve üst sınıflara tutunma arayışındakilerle; eğitimsizlik ve kültürsüzlük açığını parayla kapatmaya çalışanların çatışma ve çelişkileri. Han-ı yağmaya tutulmuş rahşan bir el feneri. Her köşede bir milyoner yaratmak isteyen devletin de perişan amel defteri.