Böyle büyük bir ailede yapılacak, ilgilenilmesi gereken o kadar çok şey, farklı farklı ihtiyaçları olan o kadar çok insan var ki. Birinin acısını, ıstırabını diye düşünüyor Agnes tabakları kaldırırken gözden kaçırmak öyle kolay ki; bilhassa o kişi sesini çıkarmıyor, mantarı sımsıkı takılmış bir şişe gibi her şeyi içinde tutuyor, basınç gitgide artıyorsa. Fakat nereye kadar?
Agnes büyürken ona neredeyse hiç dokunan olmuyor. Hep bunun yokluğunu hissederek büyüyor. Elinin üstünde, saçlarında, omzunda bir el, koluna değen parmaklar. İyiliğin, duygudaşlığın insanca ifade edilişi.
İnsanların kötülük anlatısından zevk almalarının nedeni, kendilerini kötülüğün sadece onların başına değil, herkesin başına gelen bir şey olduğuna, başkalarından daha talihsiz olmadıklarına inandırmalarıydı.