İşte hastalık esas gücünü bu yoğun korku duygusundan alıyor. Objesiz korku denir buna. Yani ortada korkacak bir şey yokken, kendiliğinden geliveren, hiçbir şeye bağlanamadığı için de, kişiye doğru dan ölümü hatırlatan berbat bir duygu.
- Peki bununla nasıl başaçıkacağız?
-Başaçıkmamız gerekmiyor, sadece ikiye katlamayın yeter. Yani korkmaktan korkmayın. Bunun bir panik atak olduğunu, kısa bir süre sonra ve size hiç zarar vermeden geçip gideceğini bilin ve bekleyin.
"Nesin sen? Tanrı aşkına, Christine, nesin sen?" Onu kavrayan siyah kollar palayla göbeğinden çenesine ka- dar yarıyorlar. Eğilen şekerkamışları üzerine fışkıran kanı...
Tom, artık pislenmiş, berbat olmuş, güneşliği kırılmış kasketini çıkardı. İçindeki terli deriyi dışarı çevirdi, derinin arasına koymuş olduğu bükülmüş gazete parçasını çıkarıp attı, yerine yenisini koydu. "Öyle terlemişim ki kağıt, sucuk gibi olmuş," dedi. Casy'nin oynayan ayaklarına baktı. "Düşünmeyi bırakıp da beni dinler misiniz biraz?"
Karar alırken hep konfor alanında kalmayı sevmem, keşif alanına çıkmak, hayatın yeni yönlerini keşfetmek ve o keşfin heyecanini yaşamak isterim Sıradan bildik bir hissiyatı değil, bana kendimi farklı heyecanli hissettirecek olan tercihi ararım.