Merve Yılmaz

Merve Yılmaz
@NarAgaci61
Puan vermedi·216 syf.··
2023 1. kitabı
Sis Dağının Çocukları Kitabın hikayesi 1960'ların sonu 1970'lerin başında Trabzon'un Şalpazarı ilçesine bağlı Fidanbaşı köyünde geçiyor. Hikayenin kahramanları yazarın kendisi, ağabeyi ve köyünün insanlarıdır. Olaylar Karadeniz'den şehirlere erkeklerin başlattığı gurbet göçleri ve kadınların köyde olağanüstü başarı hikayeleriyle ilerliyor. Köyde, bütün iş insan gücüyle yapılıyor: yük taşımak, hayvanlara bakmak, kovalarla su taşımak, ekin ekmek, çapa yapmak, değirmende mısır öğütmek, ekmek pişirmek.. daha nicesi.. Kitap 60'lı 70'li yıllarda geçiyor. Teknoloji tabiki o zamanlar günümüzdeki gibi yaygın değil. Her evin elektriği yok mesela, gaz lambasıyla aydınlanıyorlar. Yine her evde musluktan su da akmıyor. Haliyle dereden kova kova su taşımak zorundasın. Ayrıca günümüzdeki gibi, o zamanlar iletişim kurmak, cep telefonuyla değil; kasabaya gidip mektup yazmak veya telgraf çekmekle oluyor. Köyde o zamanlar yoksulluk var. Ebe yok, doktor yok, imam yok. Bir şekilde köylüler başlarının çaresine bakmak durumundalar. Ve bakıyorlarda. Ebe içlerinden biri, köyün çocuklarını o doğurtuyor. Keza kırıkçı çıkıkçı görevini üstlenen hayvanlar gibi insanların kırık çıkıklarını tedavi eden kişi, o da köyün insanı. Terzisi, bakkalı, imamı.. Sanki köylü, işlerinde yaptığı imece usulünü, birbilerine çeşitli görevler vererek, meslekler içinde yapmış. Peki ya çocuklar? İnternet, bilgisayar, elektrik yok.Onun yerine çocuklar okula gidip, birbirleriyle eğlenceli oyunlar oynuyor ve oyuncaklarını kendileri yapıyormuş. Unutmadan ekleyelim. Gurbete giden erkekler dönmeyince, köyün bütün yükü kadınların sırtında oluyormuş. Yazar bu durumu, "Hanımlar sabah gün ışığı ile aydınlanmadan işe başlar, akşam gece karanlığına kadar işleri bitmezdi. Gurbetle birlikte her hanenin hanımı aynı zamanda
Sis Dağının ÇocuklarıHarun Özdemir · Heyamola Yayınları · 201510 okunma
Merve Yılmaz
Çok güzel bir yazı olmuş. 90 kuşağının çocuğu olarak yazdığınız her seye katılıyorum. Ve ayrıca bir Şalpazarılı olarakta o dönemki yaşantıyı, problemleri gayet iyi biliyorum. Günümüzde bir çok şey gelişti değişti fakat köylerde değişmeyen tek bir şey var kadınlarımız hala canla başla çalışıyor. Hala hem kadın hem erkek işlerini yapiyor. Bu yüzden de cok güçlüler. Çocuklarımız ise birçok şeyden mahrum büyüyorlar. Bu kitabı mutlaka okuyacağım. Kaleminize sağlık.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Artık yeni insanlar sevmekte güçlük çektiğin yaşlara geldiğinde, daha az müşkülpesent ve muhtemelen daha cesur olduğun yaşlarında bir yolunu bulup çok sevmeyi başardığın birini havaalanına bıraktıktan sonra, o dev ayrılık makinesinin kapısından çıkıp birkaç saat önce birlikte geçtiğiniz yollardan, bu defa tek başına elin kolun bomboş dönerken kuru ekmek gibi ufalanıyordu için.
Sayfa 16 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Dilek Özsarı isimli okura yanıt verildi
Merve Yılmaz
Muhteşemdi 🧡🧡
Oğuz Atay Okumaya Başlama Kitabı
8/10
·196 syf.··
2023 109. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2023 15:26
Oğuz Atay maceram kabul etmem gerekir ki kötü bir sıralama ile başladı. Kötü bir sıralama ile başlayan Oğuz Atay okuma kariyeriniz Oğuz Atay ın bir kitabını bile hiç okumayı tamamlayamadan da bitebilir. Aman dikkat efendim. Ben inatçı bir okurum. Bunu niye söylüyorum : Çünkü hiç yarıda kitap bırakmadım ve ben Ses ve Öfke adlı kitabını yüzde 30 40 gibi seviyelerinde anlayarak bitirdim. Sonra filmini izledim. Sonra incelemeler okudum, videolar izledim, uzun özetler falan okudum da haa o öyle miymiş seviyelerine getirdim kendimde o kitabı. Kısaca zormuş, anlamadım, okumuyorum, ne anlatıyor yav bu kitap gibi mevzular benim literatürümde yok. Oğuz Atay a belki de okunması gereken en son kitabı olan ve tüm Türkiye tarihinin en çok yarıda bırakılan kitabı olan Tutunamayanlar ile başladım. Sırf herkesin okuması gereken bir kitap diye hoop diye balıklama daldık, hava yapacağım yaa bir de, ama o iş öyle görüldüğü gibi ne yazık ki olmadı. Beni zorladı. Kitapta bilindiği üzere birden fazla edebi metod denediği için adaptasyon sorunu falan da oldu. Velhasıl kelam işte yanlış giriş yaptık. Sonra da Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnan okuduk. O doğru bir devam kitabı oldu ama işte baştan bir yanlış girdik. Ama Korkuyu Beklerken i görünce kendime Emre sen bu kitapla Oğuz a başlamalıymışsın dedim. Gerçekten Oğuz Atay a göre çerez niyetinde, basit, akıcı bir kitap. Ama derseniz ki, ben edebi lezzet de almak istiyorum. Eee o da var. Yine onlarca farklı edebi metodlar denemiş. Detaylarına birazdan gireceğim. Sıralamada hataları daha çok kitaplarda yapıyoruz. Sonuçta hep en bilindik kitabını okuyacağız kafasındayız. Hayat da kısa zaten. O nedenle haklıyızda. Ama işte olmuyor öyle o iş, efendim olmuyor, olmuyor. Millet Oğuz Atay a Tutunamayanlarla başlayıp veda ediyor. Dosto ya Suç ve Ceza ile başlayıp veda ediyor. Ya da Hugo ya Sefiller ile.
Edebiyat
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Merve Yılmaz
Çok güzel bir inceleme yazısı olmus. Popüler kültüre değinmen de cok guzel. Hemen her konuda popüler kültürün etkisi altına girebiliyoruz. Bunu yapmak istemesek te çoğunluğun öyle yapıyor olmasi bizi içine alıyor. Benim içinde doğru başlangıç olacaktır. Merakla okuyacağım. Kalemine sağlık. 🙂