Necip G.

Necip G.
Native Content Manager @ Demirören Medya “Her okur oturduğu koltukta birer Crusoe’dur.” (Alberto Manguel) "Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir." (Jorge Luis Borges)
3/10
·152 syf.··
2017 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2017 17:25
İncelemeye geçmeden önce şunu belirtmeliyim ki, bu satırlar kitabın okunması tamamlandığında sıcağı sıcağına kaleme alındı. Yazacaklarım her zaman olduğu gibi kişisel görüşlerimdir. Mutlak doğruluk ya da hedefi 12'den vurma iddiası taşımamaktadır... Jose Saramago, ülkemizde önceden bir avuç insanın haberdar olduğu ama özellikle ölümünden sonra, yani 2010'dan itibaren daha geniş bir okur kitlesine ulaşan, Kırmızı Kedi'nin muhteşem pazarlama stratejisinin de etkisiyle son yıllarda zirve yapan ve neredeyse döneminin en baba yazarlarıyla bir anılmaya başlayan Portekizli bir yazar. Birkaç yıl önce, Kırmızı Kedi bu yazarın kitaplarını güneş sarısı bir renge boyayıp, 'gönül birliği' kurduğu Oda Kitap ve benzeri satış kanallarında 6.90, 9.90 gibi spot fiyatlarla satışa sundu. Bugün çoğumuzun kitaplığında en az bir adet Saramago kitabının olmasının ve herhangi bir kitapçıya girdiğimizde Saramago kitaplarını 100 metre öteden seçebilmemizin arkasında yatan nedenlerden biri de budur. Bu strateji tutunca ve Saramago ülkemizde tabir-i caizse 'lig atladığında' ise 6.90'a satılan bazı kitaplarının fiyatları da bir anda 20 TL seviyesine yükselmiş oldu... Bu girişin ardından yavaş yavaş kitaba geçelim... Kabil, Saramago'nun son kitabı, benim ise okuduğum ilk kitabı oldu... Okumadan önce çeşitli mecralarda yorumlara kısaca göz attım. Yorumlar genelde birkaç noktada toplanıyordu: 'Müthiş bir sorgulama', 'Dini anlamda hassasiyeti olanlar hiç bulaşmasın', 'Edebiyat ve felsefenin dar koridorlarından geçiyor...' vs... Tabii ki herkesin görüşüne saygı duymak ve ciddiye almak benim için temel bir prensip... Kitapların güzel tarafı, okuyan herkesin üzerinde farklı bir iz bırakması... Ancak ben bu kitapta ne derin bir felsefi sorgulama, ne zamanın ötesinde bir cesaret ne de dar koridorlar
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Yasmin isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Teşekkür ederim. Kitabın ne demeye çalıştığı çok açık aslında. Bir çeşit sabır testi gibi:) Umarım atlatırsınız. Keyifli okumalar dilerim...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·95 syf.··
2016 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2016 00:00
İLK OKUMA: 29 Ekim 2016 İKİNCİ OKUMA: 3 Mart 2018 Sevgili NigRa 'nın başlattığı Sadık Hidayet etkinliğine ismimi yazdırdığımda kafamda beliren ilk düşünce 'Nasıl olsa Kör Baykuş'u okudum, bu vesileyle başka bir eserini daha okurum' şeklindeydi. Ancak daha sonra Kör Baykuş'un tek bir okumayla rafa kaldırılacak bir kitap olmadığı ve ilk düşüncenin tersine etkinliğin bana asıl faydasının bu kitabı bir kez daha okutmak olacağı fikri çok daha ağır bastı... İyi ki de böyle bir karar vermişim diyorum ama şu da bir gerçek ki Kör Baykuş, ne kadar okunursa okunsun hiçbir zaman 'tamam ben bu kitabı çözdüm' diyebileceğiniz bir eser değil. Okuduğunuz zamana ve mekana, o anki halet-i ruhiyenize, yaşınıza ve bunun gibi pek çok etkene bağlı olarak her okumanızda size farklı şeyler anlatabilir bu kitap. Türü için tam bir karşılık bulamadım ve biraz düşündükten sonra 'halüsinasyon kurmaca' adını verdim:) Edebi açıdan bana göre bir başyapıt. Zihin dünyasını zenginleştirmek isteyenler için içi ağzına kadar dolu, hiç açılmamış bir kumbara gibi... Aynı zamanda çok nadide karşınıza çıkar bu tür eserler. Çünkü böyle bir hikayeyi böyle bir ustalıkla yazıya dökmek herkesin harcı değil. Kaynağını çok farklı bir zihin dünyasından alan bir nehrin, çok farklı yaşanmışlıkları önüne katarak uçsuz bucaksız bir denize doğru akması gibi... Okuyan içinse, o nehrin akıntısına kapılıp gitmemek neredeyse imkansız... Dediğim gibi kitap her okuyanda farklı bir iz bırakıyor. O nedenle bundan sonra okuyacaklarınızın da benim kişisel yorum ve tespitlerim olacağının altını tekrar çizmek isterim. Kitabımızda anlatıcının zihin dünyasında yolculuğa çıkıyoruz. Bu anlatıcı, hem maddi hem de manevi dünya ile ilişkisini tamamen kesip kendini dört duvar arasına
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
onder gnl isimli okura yanıt verildi
Necip G.
onder gnl Çok teşekkür ederim tekrardan katkınız için...
8/10
·95 syf.··
2016 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2016 00:00
İLK OKUMA: 29 Ekim 2016 İKİNCİ OKUMA: 3 Mart 2018 Sevgili NigRa 'nın başlattığı Sadık Hidayet etkinliğine ismimi yazdırdığımda kafamda beliren ilk düşünce 'Nasıl olsa Kör Baykuş'u okudum, bu vesileyle başka bir eserini daha okurum' şeklindeydi. Ancak daha sonra Kör Baykuş'un tek bir okumayla rafa kaldırılacak bir kitap olmadığı ve ilk düşüncenin tersine etkinliğin bana asıl faydasının bu kitabı bir kez daha okutmak olacağı fikri çok daha ağır bastı... İyi ki de böyle bir karar vermişim diyorum ama şu da bir gerçek ki Kör Baykuş, ne kadar okunursa okunsun hiçbir zaman 'tamam ben bu kitabı çözdüm' diyebileceğiniz bir eser değil. Okuduğunuz zamana ve mekana, o anki halet-i ruhiyenize, yaşınıza ve bunun gibi pek çok etkene bağlı olarak her okumanızda size farklı şeyler anlatabilir bu kitap. Türü için tam bir karşılık bulamadım ve biraz düşündükten sonra 'halüsinasyon kurmaca' adını verdim:) Edebi açıdan bana göre bir başyapıt. Zihin dünyasını zenginleştirmek isteyenler için içi ağzına kadar dolu, hiç açılmamış bir kumbara gibi... Aynı zamanda çok nadide karşınıza çıkar bu tür eserler. Çünkü böyle bir hikayeyi böyle bir ustalıkla yazıya dökmek herkesin harcı değil. Kaynağını çok farklı bir zihin dünyasından alan bir nehrin, çok farklı yaşanmışlıkları önüne katarak uçsuz bucaksız bir denize doğru akması gibi... Okuyan içinse, o nehrin akıntısına kapılıp gitmemek neredeyse imkansız... Dediğim gibi kitap her okuyanda farklı bir iz bırakıyor. O nedenle bundan sonra okuyacaklarınızın da benim kişisel yorum ve tespitlerim olacağının altını tekrar çizmek isterim. Kitabımızda anlatıcının zihin dünyasında yolculuğa çıkıyoruz. Bu anlatıcı, hem maddi hem de manevi dünya ile ilişkisini tamamen kesip kendini dört duvar arasına
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
onder gnl isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Önder bey teşekkür ederim öncelikle yorumunuz için. İncelemenin geneli dikkate alındığında bahsettiğiniz bölüm sadece incelemenin küçük bir kısmını oluşturuyor. Bunun dışında kitaptan pek çok farklı konuya değinmeye ve kendi fikirlermi ifade etmeye çalışmışım. Dolayısıyla 'takılıp kalmak' ifadenize bu inceleme özelinde çok katıldığımı söyleyemem. Diğer yandan, her ikimizin de ifade ettiği gibi bu kadar derin ve soyut bir zihin dünyasının içinde gezinirken, anlatıcının konu din eleştirisi olduğunda bir anda gerçek dünyaya dönmesi, yüzeysel olmanın da ötesinde bana çelişkili ve kurnazca bir çağrışım yaptı. Ama nihayetinde herkesin okuması farklıdır tabii. Bu açıdan bakarsak, anlatıcı da, yazar da, siz de ben de kendi fikirlerimizi ifade etmiş olduk:) Keyifli okumalar dilerim...
Biriktirdiğimiz hayalleri bozdurabileceğimiz bir ada var mı?
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2020 75. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 20:59
Herhangi bir beklenti içine girmeden elime aldığım bu eseri okurken, senkronize bir şekilde bir evin çatısına tüneyen güvercinler gibi benim de zihnimde düşünce kuşları oradan oraya uçuşup durdular... İncelemeye başlamadan önce, bu ay bu eseri çok başarılı bir çeviri ve baskı kalitesi ile dilimize kazandıran Ketebe Yayınları 'na ve eserin kitaplığım ile buluşmasına vesile olan değerli dostum Selman Ç. 'ye ayrı ayrı teşekkür ederim. Kitap zaten başlı başına çok değerli bir hediye iken bir de okur olarak o kitapla bir bağ kurabildiyseniz hediyenin kıymeti birkaç kat daha artıyor... Bu anlamda 2020 okuma yolculuğumun son durağında böyle harika bir kitaba denk geldiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum... O halde vakit kaybetmeden zihnimdeki güvercinleri kelimeler vasıtasıyla tekrar özgürlüğüne kavuşturmak adına ilk adımlarımı atabilirim... ------------------- Georges Perec'in 'Şeyler' adlı eserinde şöyle bir cümle geçer; “Çok şey vadeden ve hiçbir şey vermeyen bu dünyada gerilim çok fazlaydı.” Ada , işte bu cümlenin romana bürünmüş hali gibiydi. Kitabın baş karakterleri Ivan ve Katarina'nın hem kendi iç dünyalarında hem de dış çevrede yaşadıkları, o gerilime tutulmuş bir ayna gibi yansıtıyordu her şeyi... Hiçbir gizem, suç unsuru, cevapsız telefonlar ya da isimsiz mektuplar olmadan da, yani sadece yaşayarak, hem de dümdüz bir şekilde yaşayarak bu gerilimi hissetmeniz mümkün... Bunun için hayatın size vadettikleri ile verdikleri arasındaki mesafeyi, yani o uzun ve ıssız yolu adımlamanız yeterli... Buraya daha sonra dönmek üzere şimdilik bir virgül atıp, biraz kitabın yazarından ve yazım tekniğinden bahsetmek istiyorum. Meşa Selimoviç Bosna Hersek doğumlu ama
Edebiyat
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
Gökhan isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Çok teşekkür ederim vakit ayırdığınız için. Keyifli okumalar...