Neşe Doğan

Neşe Doğan
@Neseedogan
İngilizce öğretmeni
Aydın
Nazilli, 17 Temmuz 1999
7 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yaşama Uğraşı: Martin Eden
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2021 172. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 19:10
“Birey her zaman sürü tarafından yutulmamak için mücadele etmelidir.” - Friedrich Nietzsche Jack London’ın başyapıtı olduğu söylenir genelde Martin Eden için. Hayatından büyük izler taşıdığı için de “yarı otobiyografik bir roman” olarak değerlendirilir. Ve büyük bir aşk ve mücadele romanı olduğu da dile getirilir birçok yerde. Bunlara ek olarak daha birçok şey söylenir hakkında. Yazıldığı günden beri geçen 112 yılda söylenmesi gereken her şey söylenmiştir belki de Martin Eden için ve söylenmeye de devam edecektir. Sürekli değişen şey ise kitabı okuyan edebiyatseverlerin hisleridir. Her insanda farklı hisler uyandırmayı başaracak ve ölümsüz bir klasik olarak varlığını sürdürecektir şüphesiz. 30’lu yaşlarının başında yazar Martin Eden’i Jack London . Yarattığı unutulmaz karakter ise henüz 20’lerinin başında olan bir gençtir. Gemilerde tayfalık yapan ve geçimini denizden sağlayan biridir Eden ve London da bir süre buna benzer işlerde çalışmıştır. Yaşadığı “küçük” dünyasında mutludur Martin Eden, günün birinde karşısına çıkan ve gözlerini kamaştıran “Ruth” isimli kadına aşık olana dek. Bu aşk, onun dönüşümünün başlangıcı olacaktır. “Martin Eden’in günlerine egemen olan şey meraktı. Bilmek istiyordu; dünyaya açılıp maceralara atılmasına neden olan şey, bu arzusuydu.” İşçi sınıfını en iyi gözlemleyen ve bunu eserlerine yansıtan yazarlardan biridir Jack London. Bu alanda Victor Hugo, Maksim Gorki, Emile Zola ve John Steinbeck başta olmak üzere güçlü rakipleri olmasına rağmen, London’ın kurgularındaki gerçeklik de oldukça başarılıdır. Zira kendisi de uzun yıllar bu sınıfa mensup bir şekilde yaşamıştır ve dünyanın birçok yerinde farklı işlerde çalışmıştır. Demir Ökçe isimli distopik romanında da (incelemesi için bakınız: #126768762) totaliter bir rejimi anlatan London, işçi sınıfının bir
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
Reklam
Mart' ı ne kadar iyi tanıyorsun Jack!
9/10
·520 syf.··
2021 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2021 03:01
Kitap incelemesine başlarken İngilizce aslından çeviren Levent Cinemre' yi yürekten tebrik etmek isterim. Bana göre kitabın sadece çevirisini yapmakla kalmamış, okuru Jack London' la tanıştırmak için elinden geleni yapmış. Ayrıca her zaman dediğim gibi aslından çeviri başarılı olmasa, kitabın kendi dilinde olan başarısının ne önemi var ki? Ben incelemelerimde bolca spoiler kullanıyorum. Ne kadar özensemde kitabın büyüsünü bozuyorum sanırım. Kusura bakmayın. Kitap mesleği denizcilik olan yetenekli ve hırslı kahramanımız Martin Eden' ın gözünden anlatılmış. Kendisinin tahsili ilkokul düzeyindedir. Denizde bazı konularda yardımcı olduğu Arthur tarafından evlerine davet edilir. Arthur ve ailesinin yaşam stili Mart' ı oldukça etkiler, özellikle Arthur' un kız kardeşi Ruth. Tanımadığı, yabancısı olduğu bu ortama, insanlara hayran kalır. Onların bilge insanlar olduğunu düşünür. Ne yapıp edip onlar gibi olmalıdır. Bu konuda kendini geliştirmek için Ruth' dan destek alır, kendisinin her türlü yanlışını düzeltmesini ister. Okur, araştırır. Matematik ya da Fen onun ilgisini çekmez. Bir yandan kendini geliştirir, bir yandan yazar. Amatörce, basit belki ama yazar. Kendisinde var olan potansiyelin farkına varır. Bir taraftan öğrenmek ve yazmak, diğer yandan hayatta kalmak zorundadır. Bir kaç işte çalışır. Çok zor şartlara katlanır. Tek istediği Ruth' un aşkını kazanmak ve onlar gibi bir insan olabilmek. Ilerleyen sayfalarda Ruth' un aşkını da kazanır. Fakat Ruth' a göre Mart, Ruth' un örneklerinde ki gibi avukat olmalı, ya da muhasebeci kısaca düzgün iş sahibi olmalı. Yazar olmak gibi, yazmak gibi boş işlerle uğraşmamalı. Ancak Mart kararlıdır. O yazdıklarından, dergilerin ve gazetelerin ret cevaplarından hatanın nerede olduğunu anlamaya çalışmakta ve yeniden yazıp yeniden göndermektedir.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
Martin EDEN - Jack LONDON (Okumadan Ölmeyin!)
9/10
·520 syf.··
2021 116. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2021 14:17
Tam, "Dur, daha yeni tanıdım seni!" derken kitabın bitmesiyle ellerimden kayıp giden bir arkadaş oldu Martin Eden benim için. İncelememe başlamadan önce bir itirafta bulunmak istiyorum: Bu eseri spoiler vermeden inceleyecek kadar yeterli görmüyorum kendimi. Ona göre okuyun ki incinmesin hayat mücadelesinde yorgun düşmüş yüreklerimiz. Yarı otobiyografik bir roman. Jack London'ı büyük oranda Martin Eden kişiliğine bürünmüş olarak görüyorsunuz. Dönem aynı dönem, mekan aynı mekan, zaman yine aynı zaman ve yine kahramanlar gerçek dünyadan kahramanlar... Yirmili yaşlarda tabiri caizse halk tabakasından bir genç Martin Eden. Denizcilik ile uğraşırken bir olay sonucunda Ruth ve ailesi ile tanışıyor. Onun burjuvazi ile tanışması aynı zamanda... Ona duyduğu ya da duyduğunu sandığı aşk onu yazılar yazmaya itiyor. Başarılı bir yazar olma adına disiplinli bir çalışma başlatıyor. Büyük hayranlık duyuyorsunuz onun azmine. Ruth'un dünyasına ait olma mücadelesi girdiği aslında. Bu mücadelede onunla aşık oluyor, onunla acı çekiyor, onunla aç kalıyor ve onunla amacınıza ulaşmak için çabalıyorsunuz. Bir aşk insana neler yaptırır? Aşk sandığımız şey aslında nedir? Para nelere gölge düşürebilir? Amacımıza ulaştığımız anda daha mı mutlu olacağız sorularının cevabını alıyoruz eseri okurken... Algernon'a Çiçekler isimli bir eser okumuştum. Başkahraman zeka seviyesi arttıkça derin bir yalnızlığa gömülüyor ve aynı zeka seviyesine düşene kadar o yalnızlıktan kurtulamıyordu. Martin Eden ait olduğu sınıftan kopma mücadelesi verirken burjuva sınıfını da tanıyor. Bu tanıma süreci onu eski sınıfına da yabancı kılıyor ve her iki sınıfa da uzaklaşma başlıyor. Bu durum onu hayata daha da yakınlaştıracak dediğimiz yerde tam bir uzaklaşmanın geldiğini görüyoruz. "Yalnızlığını daha güçlü ve kendini
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
Diyar cidden harika mı?
6/10
·112 syf.··
2023 39. kitabı
Matematikçi yazar Lewis Carrol tarafından 1865'de yazılan eser, yazarın çok sevdiği bir meslektaşının kızı olan Alice'den esinlenerek yazılmıştır. Klasik girişini hepimiz biliriz; göl kenarında ablası ile güneşlenen Alice bir anda saatini kontrol eden beyaz eldivenli bir tavşan görür ve onu takip eder. Tavşan deliğinden içeri giren Alice harika(?) bir evrene adım atar. Burada yediği içtiği mantar, meyve suyu, kurabiye gibi şeylerle boyu büyüyüp küçülür. Bazen bir farenin onda bir boyutuna iner, bazen bir evden büyük boyuta gelir. Bu hali psikiyatri de bir hastalığa adını vermiştir. Alice Harikalar Diyarı sendromu olarak bilinen bu sendromda kişi organlarının, kendisinin veya bir nesnenin normalden büyük veya küçük(makropsi-mikropsi), yakın veya uzak(pelopsi-teleopsi) olduğu algısına kapılır. Burada yediği mantar bu algıyı yapabilecek uçucu/uyuşturucu maddelere, içecekler alkollü maddelere atıf olarak düşünüyorum. Hatta cocuk/ergen yaş itibariyle bunları özendirebileceği endişesindeyim. Aslında bu diyar çok da harika değildir. Tüm hayvanlar birbirlerinin arkasından iş çevirir, cogu hayvan birbirini sevmez, aralarında emir komuta zinciri ölçüsünde bir ilişki vardır, kraliçe haksız ve hukuksuz yargılamalarda bulunur. Alice ne zaman ki büyümeye başlar, o zaman bu hukuksuzluğa karşı direnir. Sonra hop hepsi rüyaymış. Velhasılı kelam belki yanlış zamanda okudum ama sevemedim. Büyülü bir evren var, çocukluk çağında sevilir eyvallah, ama kendi açımdan abartılmış kitaplar kategorisinde yerini aldı. İyi kitap kurtlamaları.
Edebiyat
Alice Harikalar DiyarındaLewis Carroll · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202128,6bin okunma