O haberleri görmek onu düşündürmüştü. Şimdilik burada, çocuk parkında güvendeydi ama dünyanın her yerinde insanlar acı çekiyor, aç kalıyor, kaçıyor ve kendi savaşlarını başlatarak birbirlerini öldürüyordu. Birbirlerine zarar vermek için ne kadar da çok çaba harcıyorlardı. Kurtarmak için ise çok az. Bu hiç değişecek miydi? Değiştirmek için ne gerekiyordu? ... insanların savaşa karşı çıkması. Bir ya da iki kişinin değil, hepsinin. Farklılıklarının yok etmenin bir yolu olmadığını kabullenmeliydiler. Ama işlere bakınca insan ırkının bunu gerçekleştirebilmesi için daha çok yolu vardı. Belki de imkansızdı. Belki değildi.
Kaygısız hayatı nasıl sunabildiğimi merak ediyorsundur. ... Kendimi sattım. Tam olarak sokak kadını veya fahişe diye nitelendirilebilecek birisi olmadım fakat kendimi sattım. Zengin arkadaşlarım, zengin âşıklarım vardı. Önce ben onları buldum sonrada onlar beni buldular. Çünkü ben çok güzeldim. Kendimi verdiğim her erkek bana bağlanıyordu; bana bağlandılar, beni sevdiler...
Dudağının bir kıyısı hafifçe kıvrılmıştı.
Bir tebessüm.
Orantısız.
Çarpık.
Varla yok arası.
Ama orada.
... Gözlerimi kırpıştırdım, tebessüm silindi. Ama oradaydı. Onu görmüştüm.