Konuyu nereye bildireceğimi bilemediğim için şimdilik buraya yazıyorum. Bu kitap yalnız İbn Tufeyl’in değil ondan yüzyıl kadar öncesinden İbn Sina’nın Hay bin Yakzan’ını da içeriyor. Hatta ikisi
Başlangıçta hidayet'in hakkını teslim edelim. Belli tarzı ve kalemi olan bir yazar. Ancak sahip olduğu uluslararası ünü ve ülkemizdeki hızlı yükselişini hak ediyor mu? Kesinlikle hayır! Kendisi için doğunun Kafka'sı deniyor. Ne kadar da doğru. Hayır, anlatım kabiliyeti ve sair edebî doygunluktan bahsetmiyorum. Edebiyatın siyasetle temas ettiği bir yer var: Nasıl ki mahir bir yazar olan Kafka, Yahudi olduğu için özellikle bazı çevrelerin etkisiyle dünya kamuoyunda hak ettiğinin de ötesinde yer almış, bu Sadık Hidayet de aynen öyle doğu toplumları ve kültürlerini karalamak için abartılmış bir yazar. Alttan alta karalamaları kitabın her köşesine sinmiş.
Tekniğe gelirsek; temel düzeyde iyi olmakla beraber, intihar ve ölüm düşüncesine saplantı çoğu yerde hikayelerin akışını mahvediyor. Ölüme dair etkili anlatımıyla içimi kararttığından falan değil. Hikayede oldukça rahatsız edici kırılmalar yaşandığından...
Üç Damla KanSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20231,682 okunma