Konuyu nereye bildireceğimi bilemediğim için şimdilik buraya yazıyorum. Bu kitap yalnız İbn Tufeyl’in değil ondan yüzyıl kadar öncesinden İbn Sina’nın Hay bin Yakzan’ını da içeriyor. Hatta ikisi sürekli karıştırılıyor, kütüphanelerimizde mevcut olduğu halde, yazarları ve eserleri içi içe sokulup ciddi hatalar yapılıyor diye yazılmış bu kitap.
873 yılında Yunancadan çevrilmiş bir alegorik öykü ile tanışmış İbn Sina Hay bin Yakzan ile İslâm dünyasında ilk alegorik öykü geleneğini başlatıyor. Daha sonra İbn Tufeyl bundan etkilendiğini belirterek kendi Hay bin Yakzan’ını yazıyor ve o bir çok dile çevrilerek dünya çapında bir eser oluyor. Ama maalesef biz çok geç tanışıyoruz. Dileğim, sitede mevcut kitap ismi ve açıklamasının düzeltilmesidir. Saygılarımla.
Kitapla ilgili yorumuma gelince:
Öncelikle İbn Sina ve İbn Tufeyl’in anlatılarının isimleri dışında hiçbir benzerliği olmadığını söylemeliyim. İbn Sina’nın eseri tümüyle simgesel bir dille yazılmış, eğer dipnotlardaki notlar olmasa asla amacı anlaşılamayacak bir tarzda.
İbn Tufeyl ‘in eseri ise yüzyıllar içinde bir çok dile çevrilip en son bizim anlayışımıza yakın bir sadeleştirmeyle sunulmuş gayet somut bir hikaye. Bununla birlikte hiç de basit değil; sürükleyici, etkileyici bir o kadar da zor. Belirtmem gereken bir konu da bir miktar tasavvuf bilgisine veya en azından terminolojisine aşinalık istemesi. Son olarak eserin son sözünden bir paragrafı buraya ekliyorum ki daha iyi fikir versin. İyi okumalar.
“Bu kitapta Hay bin Yakzan, Absal ve Salaman’ın öyküleri çevresinde hiçbir kitapta bulunmayan, olağan konuşmalarda duyulamayacak ve ehli dışındakilerden gizli tutulan bilgileri içeren önemli konulara ilişkin açıklamalar yaptım...”
Başlangıçta hidayet'in hakkını teslim edelim. Belli tarzı ve kalemi olan bir yazar. Ancak sahip olduğu uluslararası ünü ve ülkemizdeki hızlı yükselişini hak ediyor mu? Kesinlikle hayır! Kendisi için doğunun Kafka'sı deniyor. Ne kadar da doğru. Hayır, anlatım kabiliyeti ve sair edebî doygunluktan bahsetmiyorum. Edebiyatın siyasetle temas ettiği bir yer var: Nasıl ki mahir bir yazar olan Kafka, Yahudi olduğu için özellikle bazı çevrelerin etkisiyle dünya kamuoyunda hak ettiğinin de ötesinde yer almış, bu Sadık Hidayet de aynen öyle doğu toplumları ve kültürlerini karalamak için abartılmış bir yazar. Alttan alta karalamaları kitabın her köşesine sinmiş.
Tekniğe gelirsek; temel düzeyde iyi olmakla beraber, intihar ve ölüm düşüncesine saplantı çoğu yerde hikayelerin akışını mahvediyor. Ölüme dair etkili anlatımıyla içimi kararttığından falan değil. Hikayede oldukça rahatsız edici kırılmalar yaşandığından...
Üç Damla KanSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20231,682 okunma