Elif

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Elif

, bir kitap okudu
Puan vermedi·336 syf.·
2024 11. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
8.1/10 · 873 okunma
Elif
Öncelikle kitap gerçek bir hayattan değil tamamen ütopik yazılmış yazar kitabın başında bunu belirtiyor. Kitap aile hayatlarının batılılaşmaya birlikte ne kadar bozulduğunu yozlaştığını hiciv tarzıyla anlatıyor. İstanbul’da birçok zenginin metresliğini yapan bir kadın ulviye melek adında daha sonra metres yetiştirmek için kokotlar mektebini açıyor burada başına kötü şeyler gelmiş kızların dışarıda barınamayacağını herkesin faydalanacağını düşünerek onlara bu okulda metreslik eğitimi adı altında aslında vazgeçilmez kadın olmanın derslerini de veriyor kadının asıl amacı kızlara hayırlı kısmet bulup evlendirmek birkaçını da böyle evlendiriyor daha sonra başka bir adam gelip kadın metres oluyor erkek metres neden olmasın kadınlar da eşlerini aldatıyor vs diyor sürekli olan karı kocanın uzun süre sadık kalamayacağından eninde sonunda birbirilerini aldatacaklarından aksi takdirde hayatın sürmediğinden bahsedip duruyor kitabın sevmediğim kısmı buydu yani belki fazla geri kafalı düşüncedeyim ama evli bir insan olarak bu yazıları düşünceleri metresin meşrulaştırması hatta fuhuşun namuslandırılması adı altında bu kadar söz görmek? Ahlaki değerlerime tamamen aykırı mide bulandırıcı… yalnız Hüseyin rahmi gürpınarın kalemi o kadar güzelki okurken çok keyif alıyorum bu adamdan kitapta bu metreslerden birine aşık olup aşkıyla tutuşan bir genç var aşkından hasta oluyor falan 😂 7/10

Elif

, bir kitap okudu
Puan vermedi·200 syf.·
2024 45. kitabı
Jules Payot
7.8/10 · 38,5bin okunma
Elif
“Ne çalışmayı ne de kendimizi çalıştırmayı biliyoruz.” Diyor Jules Payot 20.yyn ilk yarısında yazdığı bu kitap günümüze de hala hitap ediyor. Kitap için gerçekten çok fazla söylenecek şey var ama mümkün mertebe özetleyeceğim. İnsanlar yaşar ama çoğu neden yaşadığını niçin yaşadığını dahi bilmez bir amaçları yoktur öyle rüzgarda savrulan yaprak gibi uçar ve geçer. Oysa hepimizin dünyaya bir geliş amacı var. İnsan beyni çalıştıkça gelişen ve büyüyen bir şeydir eğer işlemezseniz körelir. Tembelliğin insan hayatında tahmin edildiğinden çok daha büyük bir etkisi var. Çünkü tembel insan her daim çalışmak için bir bahane bulur hastayım, yorgunum, keyfim yok,çok zor… oysa işlek insan ise çalışmak için sebep yaratır buna ihtiyaç duyar yeni şeyler öğrenmeye açtır ve kendini geliştirmek ister bu sebeple çalışır ve çalışmanın verdiği müthiş mutluluğa ulaşır. Kitapta bir insanın öncelikle neden çalışmadığını , engelleyen faktörleri, bahaneleri, anlatıyor daha sonra bunlarla nasıl başa çıkacağımızı , nasıl daha doğru ve verimli gerçekten en yüksek verimi alarak çalışabileceğimizi, ve hareket etmenin de çalışma için ne kadar elzem olduğunu söylüyor. Bu kitabı özellikle 18 yaşlarında okusaydım ve disiplinli çalışmayı öğrenebilseydim diyor birçok ünlü Türk yazarımız Cemil Meriç gibi. Bazı bölümlerde öğrencilere bu kitabın okunması zorunlu tutuluyor hatta kara harp okullarında ders olarak da okutuluyormuş. Ne kadar büyük bir cevher olduğunu siz anlayın. “O halde biz düşüncelerimizin efendisiyiz.” Diyorum ve yorumumu sonlandırıyorum kesinlikle bir başucu kitabı yılda bir kez açıp okunur ama sadece okunup geçilmez işlenecek öğrenilecek sindirilecek bir kitap. 10 üzerinden 10 ❤️