Emirhan Alp

Emirhan Alp
@Ordorversia
İstanbul, 7 Eylül 2002
5 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Ben çoğu geceler içiyorum, dedi. Şakağımdaki ağrıyı duymamak için, iştah açmak için falan diyorum ama değil, biliyorum. Bir çeşit umutsuzluktan kurtulmak için içiyorum. Belki kendi kendimden. İki çeşit içen vardır. Biri, benim gibi, kurtuluşu içkiden beklemenin utancıyla içer. Bir de şu çevrendekilere bak. Bunlar neden içiyorlar? Toplum içinde yaşamanın baskısını, yükünü hafifletmek için. Çekinmeden bağırmak, yüksek sesle gülmek için. Dışarda bağırmak, kahkaha atmak yasaktır. Sokakta hiç gülmemek için burda gülerler. Böylesi az içer. Ya ben? İçiyorum da kurtulabiliyor muyum? Belki yalnız baş ağrısından ...
Sayfa 148 - C.·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mustafa Kemal, şartları başka türlü değerlendirmeyi bilen ve ileriyi arayan adamdır. Diretendir, Yön tayin edebilendir. Kısacası, li­derdir. Hem his değil, heyecan değil, hesap, karar, muvazene ve strateji adamıdır. Onun vasfı ve zanaatı budur. Şartlara ve olaylara körü körü­ne boyun eğmemek, onları yeniden işlemek. İşte o, bunu yapar. O, kendisinin bu hammaddelerini yoğurur. Kendisinin bu hammaddeleri­ni yoğurarak hem kendini, hem kaderini, hem başkalarının geleceğini işler, işte lider budur. İşte tek başına kalsa bile şaşırmayan, içinin güçle­rini, dışarının imkânlarıyle şekillendirecek yeni yollar açan, kendini ve başkalarını yeni sonuçlara ulaştıran insan budur. Lider, öyle bîr tek adamdır ki, o, bizzat kendini yapmak kudretinin bir hammaddesidir.
Sayfa 308 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Liderlik
Korkaklar ölmezden önce ölüp dururlar; Yiğit olan bir kez tadar yalnız ölümü. Dünyada beni şaşırtmış şeylerin en garibi şudur: İnsanlar, ister istemez öleceklerini, Son günün ne zaman gelecekse geleceğini bilirler, Yine de korkarlar ölümden.
Sayfa 42 - İş Bankası Yayınları, Julius Caesar·Kitabı okudu
Ölüm
öğrenilmiş çaresizlik
Tek bir cop darbesinin bu kadar acı vermesi olacak şey değildi! Işık dağıldığında, ikisinin tepesine dikilmiş; kendisine baktığını gördü. Muhafız gülmekten kırılıyordu. En azından bir soru yanıtını bulmuştu. İnsan hiçbir zaman, hiçbir nedenle acısının artmasını isteyemezdi. Olsa olsa acısının dinmesini isteyebilirdi. Dünyada fiziksel acı kadar kötü bir şey olamazdı. Felç olmuş sol kolunu tutarak yerde kıvranırken, acı karşısında kahramanlık taslanamaz, asla kahramanlık taslanamaz, diye düşünüp duruyordu.
Sayfa 273 - Can Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: Arzı Mev'uda gitmektir; İsa: Bir yanağını vurana ötekini uzatmaktır; Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır, yollu şeyler söylemiş. Sıra bizim Muhammed'e gelince: '' Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir...'' demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli, ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; '' Bu neden böyle? Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı! '' deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. İçimizden, bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. İkisi de saçma ve faydasızdır. İnsan dediğin mahluk hiçbir şeyi değiştiremez.
Sayfa 151 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı