Bu kitap hakkında bir inceleme yazmam gerektiğini hissederek bir inceleme yazmaya çalışacağım. Öncellikle kitabın ismi bende ayrı bir etki uyandırdı ki ve bu da beni kitaba daha çok yaklaştırdı. Kitap çok samimi hatta benim içimden biri gibiydi sanki ben yazıyormuşum hissi uyandırdı bende, bu durumda kitabı ben tarafından bir adım daha öne çıkardı ve bence yazarda böyle hissetmemizi istemiştir diye düşünüyorum.
Zannederim ki her insanın çerçevesinde duyup gördüğü şahit olduğu böyle bir ortak kader ağında çırpınanlar vardır. Serhat gibi, veya Rıza gibiler.
Bazen kendine çıkamayan kaybolup gidenlerde oluyor Rıza gibi.
Çıktığı yolda kendini özünü bulanlar oluyor Serhat gibi.
Yolda gördüğü, tökezlemiş insana elini uzatanlar oluyor Behram gibi.
Yolun sonunda yine kendine çıkanlardan olmak dileğiyle keyifli okumalar diler okumanızı tavsiye ederim.
Sıçak, samimi bir dille ifade edilmiş harika bir roman...
Gerçek yaşanmış bir hayat hikayesi olmasından dolayı ayrıca ilgimi çekmişti.
Kitap çok akıcı ve etkiliyici. Başlar, başlamaz kendini sevdiriyor...
Kitap bazı yerlerde içimi yeni doğan güneş gibi ısıttı...
Bazı yerlerde hüznü, acıyı, ve dramı kalbime yansıttı...
Bazı yerlerde zihnimizde yitirdiğimiz umudumuzu tekrar kazanmamız gerektiğini anlattı...
Kimseye zarar vermeden, kısıtlamadan yaşamak istediğin gibi yaşamak. Olmak istediğin kişiyi ertelememek, insanı insan olduğu için sevmek, statüsüne akademik kariyerine, etiketlemelere karşı içteki gerçek sevgiyi, iyiliği, samimiyeti, dostluğu bulabileceğiniz bir kitap Ufuktaki Güneş.
Kitapta son cümle
" Ufuktaki Güneş batmaktaydı.
Fakat Güneş batmalıydı ki yeniden doğsun..."
Okumanızı şiddetle tavsiye ederim...