Motivasyon ve kişisel gelişimle ilgili makalerler yazıyorum. Okumak isterseniz linke tıklayın ve yorumlarda ne düşündüğünüzü yazın
duvariyik.blogspot.com
Hepimiz vatanseveriz, ama bu sevgi bizi çirkin boyutlara götürürse ne olur?
Rachel Sexton, Micheal Tolland, ve Corky Marlinson ABD'nin Başkanın emri üzerine dünyayı sallayacak keşifi incelemek için Kuzey Kutba giderler. İncelemelerin sonucunda taş gerçekten yüzyılın keşfinin unvanı hak edecek kadar önemli olduğunu kanıtlandı; öyle ki diğer insanlar için de önemlidir.
Herkes kutlama havasındayken Tolland'ın ekibi bir anomali bulur, ve onu incelerken bilmemeleri gereken bir şeyin farkına varırlar, ama kimseyi uyarmaya fırsat bulamadan bu ekip ölümcül bir saldırı altında kalır ve kurtulmanın tek ümidi bu oyunun arkasındaki hainleri yakalanması ve etkisiz hale getirmek.
Romanın sonuna varırsanız Dan Brown size kitabın ana fikri ima eder: "Aşırı hırs insanı öldürür."
Edebiyatı çok sevdiğim nedenlerden birisi tüm hayatı kapsayabilecek kadar esnek ve geniş olmasıdır. Örneğin, bu roman binbir bilimsel terimler ve bilim kurgu romanlardan ilhamı olan teknoloji aletler içerdiği halde bırakın zorlamayı, nefes kesen heyecanla hemen bitirirsiniz.
Size iyi okumalar.
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/Cu4pqXQt3H0
Size hiçbir şey katmayacak onlarca kişisel gelişim kitabı okumak yerine sadece bu kitabı okumakla da kişisel olarak gelişebilirsiniz.
Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun harika kitaplar önerdim. Kitap önerisi alabilmek için yorumlar kısmına bakabilirsiniz.
İlk kez Schopenhauer okuyorum ve onun annesiyle yaşadığı olaylardan ötürü bütün kadınlara dediği cümleleri bildiğim için okumaya biraz ön yargılı başlamıştım. Ama aslında bu kitabın tamamen kitaplar ve yazmak üzerine olan bir kitap olduğunu öğrendim.
Bu yorumumda bugüne kadar hiç bahsetmediğim bazı şeylerden bahsetmek istiyorum. Sosyal medyada kitaplarla ilgili bir mesleğiniz olunca pek çok türden farklı insanı da gözlemleme şansı elde ediyorsunuz. İyisinden kötüsüne, gencinden yetişkinine kadar böylesine çeşitlilikte bir insan topluluğunu başka hiçbir yerde bulamayacağınızı da bilerek...
Bu kitapta Schopenhauer'in de belirttiği ve benim de en çok şaşırdığım konulardan biri "halka kötü bir kitabı tavsiye edecek kadar paragöz olma" durumu. Bu tür insanlar şöyle yapıyor:
Yeni bir yazar bastırdığı ilk kitabını tanıtmak için 1000kitap'tan ya da Instagram'dan çok takipçisi olduğunu düşündüğü kişilere mesajla ulaşıyor. Bazıları para teklifi veriyor ve yazarla anlaşıyorlar. Sonrasında da o "çok takipçili kişiler" kitabı okumadan ya da okusalar da beğenmemelerine rağmen aldıkları para karşılığında o kitabı önermeye başlıyor. Üstelik bazı yayınevleri "protokol" adı altında bu çok takipçili kişileri meşrulaştırıp, bizzat yeni çıkan kitaplarını övdürmek için düzenli olarak gönderim yapıyor. Schopenhauer'in zamanında da olan bu şeye ben, edebiyat rüşvetçiliği