Ahmet Olgun

Ahmet Olgun
@Recklessreader
Lisans Mezunu
Çanakkale
228 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yoldan Çıkanlar
Çocukluk bizim çocukken dilediğimizin aksine öyle bir defada sona ermiyor. Orada duruyor, önce olgun, sonra çökmüş vücutlarımız da çömelmiş, sessizce bekliyor, ta ki sonra bir gün, omuzlarımıza atacağıız acı ve umutsuzluk yükünün bizi telafisi mümkün olmayan birer yetişkine dönüştürdüğüne inandığımızda, bir yıldırım hızı ve kuvvetiyle yeniden ortaya çıkana, tazeliğiyle, masumiyetiyle, şaşmaz saflığıyla canımızı acıtana, ama hepsinden önemlisi bunun gerçekten ondan kalan son titrek ışık olduğunun kesinliğiyle bizi yaralayana dek. Çocukken ise bunun tam tersi olurdu: Bağımsız olmanın, ne istersek yapabilme özgürlüğünün, kendi zamanımızı dilediğimiz gibi kullanabilmenin, ne yiyeceğimizi seçebilmenin, canımız nereye isterse oraya gidebilmenin hayali kurardık. Çocukluk bitmek bilmeyen bir bekleme salonu, doğum ile istediğiniz yaşam arasında kalan geçici bir dönem gibi gelirdi. Çocuklar hayallerini nadiren gerçekleştirirler, bunun için ellerinde araçları yoktur, ebeveynlerine tabidirler.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Alıntı
Tony gibi Segundo da bir zamanlar coşkulu bir Trujillo yanlısıyken yediği darbelerden sonra Trujillo karşıtı olmuş, sonra da işi komploculuğa vardırmıştı. Epey bir zamandır da despotizme son noktanın ancak despotu yok etmekle konacağına karar vermişti, bunun dışında her şey boştu. Bu korkunç örümcek ağının tüm iplerini elinde tutan kişiyi tasfiye etmek gerekti.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Babadan Oğula
“Bu şeffaflık ve karşılıklı güvenden istifade edip sana birkaç şey söylemek istiyorum.” Babam söze böyle başladı. “ Zira bu saatte tavrına rağmen senin, tüm zaaflarımı (görüyorsun, zaaflarımı da kabul ediyorum) derin bir bakış açısıyla ve anlayışla gözlemleyecek durumda olan tek kişi olduğuna inanıyorum. Biliyorum, biliyorum; bencilliğimi ve dünyaya karşı olan bu acımasızlığımı affedemiyorsun. Belki de haklısın, ancak pişmanlıklar ve izahat için artık çok. Anlıyor musun, artık vakit çok geç, genç adam… Ancak izin ver de birkaç kelam daha edeyim. Hayatım boyunca canlandırdığım ve inişli çıkışlı bir başarı çizgisi içeren kurban rolüm, zira insan kendi hayatını, kendi kaderini canlandırır, demem o ki rolüm usulca sona yaklaşıyor. Genç adam, şunu her daim hatırında tut ki insan en nihayetinde gerçek bir kurbana dönüşmediği müddetçe kurban rolünü oynayamaz. Ve görüyorsun, bunun için artık elden hiçbir şey gelmez, bu rolü sonuna kadar layığıyla oynamak için çaba sarf etmek mecburiyetindeyim. Bu benim için bir kurtuluş, bana bahşedeceğin bir af olacak.”
Sayfa 113 - Eduard Sam·Kitabı okudu
Acı çekerek iyi biri olunamaz. Acı çekerek general kötü biri olunur. Kimin en çok acı çektiğini tartışmak çocukçadır. Baskı gören çocuk genellikle sakatlanır, duygusal yaşamı zarar görür, baskı gören genellikle baskı yapanın düşünce yapısıyla yöntemlerini benimser, baskı görmenin en vahim sonucu budur; bu, baskı göreni mahveder ve onun kendini kurtarma olanaklarını azaltır. Acıyı yarar kılmak büyük uğraş gerektirir, özellikle de acı çeken kişi için.
Sayfa 219·Kitabı okudu
Çemberin dışında olmak insanı becerikli kılar. Kayıplar insana beceri kazandırır. Parasızlık beceri kazandırır, vergi memurlarıyla basın derde sokmak beceri kazandırır, ezilmek beceri kazandırır. Şansınız yaver gidip işler bir şekilde yoluna girerse tepeden tırnağa sefalet içindeyken hangi türden beceriler edindiğinizi unutmamalısınız.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Alıntı