İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz... Bekleyip durur insan... Hiçbir şey olmaz... İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana kadar düşünür, düşünür, düşünür... Hiçbir şey olmaz... İnsan yalnız kalır... Yalnız... Yalnız...
Ve sonra oda kapkara oldu ve yaşanan karmaşaya rağmen Bruno halâ Shmuel’in elini sımsıkı tutuyordu ve dünyadaki hiçbir şey Bruno’yu, onun elini bırakmaya razı edemezdi...
Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler. Kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar...
İçindeki bütün yıkıntılara , bütün kederlere rağmen başını yere eğmek istemiyordu. Matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenecek ve yeni bir hayata doğru yürüyecekti...