Bu kitabıyla birlikte yazarın külliyatını tamamlamış oldum. Yazarın hikâye kitapları dışında ("Kambur" ve "Neden Ucuz Saat Takıyorsun") tüm kitaplarından keyif aldığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle "Herkes Tek Başına Ölür", "Ayyaş" ve "Küçük Adam Ne Oldu Sana" romanlarını tavsiye edebilirim. Yazarın kitaplarını genel olarak kıyaslayacak olursak karşımıza sürekli benzer temalar çıkıyor: geçim sıkıntısı, parasızlık, Nazi Almanya’sı. Yani kısacası yazar o dönemdeki küçük adamın sosyal ve ekonomik hayatına dair bize ayrıntılı bilgiler sunuyor. En azından bu iddiam hali hazırda çevrilmiş kitapları için geçerli. Çünkü yazarın henüz dilimize çevrilmemiş bir o kadar kitabı daha var. Oldukça hacimli kitaplar yazmasına rağmen romanlarındaki dil son derece akıcı ve sade. Kesinlikle sıkmıyor, okuma süreci hızlı ve keyifli bir hal alıyor diyebilirim.
Evet, Fallada’nın küçük adamı her romanında karşımıza çıkıyor. Kimdir peki yazarın sıkça bahsettiği bu küçük adam? Weimar Cumhuriyetinin çözülmeye başladığı ve Ulusal Sosyalizmin tırmanışa geçtiği dönemde Alman halkının içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu temsil eden kişidir bu küçük adam. Küçük adam genelde beyaz yakalı bir çalışan olup ay sonunu güç bela getiren, sürekli maddi sıkıntı ve işini kaybetme korkusu içinde yaşayan biridir. Küçük adam Nazi Almanya’sını en doğru şekilde tasvir eden kişidir.
Kitabın başlığına bakacak olursak yazarın “Küçük Adam Ne Oldu Sana” romanını hatırlatıyor. Aslında bu kitap, adı geçen romanla yakından ilişkilidir. Fallada "Küçük Adam Ne Oldu Sana"yı yazdıktan sonra dünyanın pek çok yerinden kendisine oluk oluk para akmaya başlar ve Fallada bir anda zengin bir insan haline geldi. Yazar bu umulmadık başarı ve serveti kendi tecrübelerinden yola çıkarak bir romana dönüştürdü. Yani "Küçük