Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.··
27 saatte okudu
·
2023 14. kitabı
Faruk Duman
7.9/10 · 149 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2023 10. kitabı
Hastanede Cinayet yazarın bir önceki çalışmasıydı. Ve Cinayet Malikânesi'ne kıyasla çok daha iyi bir hikâyeydi. Cinayet Malikânesi ise ne yazık ki oldukça kötü bir eser. Bu kitap esprili, mizah ve gizem dolu yapısını olayların akışındaki hızı tutturamaması bir yana, bir çok olayı doğa üstü bazı gelişmeleri de içine alacak şekilde bir arada kullanınca ortaya kötü bir bulamaç çıkıyor. Bir yazar yazıp hikâye anlatabildiği için takdir edilmeli mi? Türk polisiyesi söz konusu ise, evet. Çünkü bunu yapamayan yazarlarımız da var. Acaba polisiye seçilmesinin sebebi ben bunu anlatırım diye kendini rahat mı hissetmek? Evet ama senelerce edebiyatla kitapla iç içe olan yazarların başka yazarları okumadığını düşünemeyiz, okuyorlardır herhalde. İnsanlar neleri anlatabiliyor hikâyelerinde, romanlarında; polisiye de kolay olduğu için değil, iyi olduğu için okunuyor olsa gerek. Kötü edebiyat her yerde kötü edebiyattır. Bu kitap da basılmadan önce birileri tarafından okunmuş olsa gerek. Ama nasıl oldu da bu kitap tekrar tekrar gözden gecirilmedi, yeniden yazılmadı? Çünkü sonuç hakikaten kötü. Sema Fener kitabın sonunda doğa üstü ve fantastik ögelere fazlasıyla yer verdiği için ikinci kitabında muhakkak bu fantastik ögeleri akla uygun şekilde izah edeceğini söylüyor, ama bu doğru bir yöntem mi bilmiyorum. Fantastik ögelerin bulunmadığı bir cinayet Malikânesi daha iyi bir sonuç verebilirdi, bunu da iyimser bir şekilde söylüyorum.
Cinayet MalikânesiSema Fener · Yitik Ülke Yayınları · 202213 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2023 11. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2023 22:24
Kitabı beğendim evet, ancak bu beğeninin bir süredir okuduğum türk polisiyelerinde karşıma çıkan örneklere kıyasla eli yüzü düzgün bir örnek olması ile de alakası var kitabın. Kitabı bitirdiğimizde eksik kalan şeyler olduğunu düşünmeden de edemedim. meselâ, bu kadar detaylı cinayetler işleyen bir katilin yakalandığında hiç bir etki yaratamaması gibi. Veya başkomiserimizin olayı çözümledigi final bölümündeki akıl yürütme biçimi. Kitap içerisindeki zaman akışı gibi olay akışlarında da bizi ikna eden bir şey olmalı. İşte bu şey bize evet bu böyle olmuştur dedirten şey bir yandan da. Ama kitabın sonuna geldiğimiz için katil yakalaniyorsa ve başkomiser kitabın sonuna geldiğimiz için katilin yakalanmasını mümkün kılan o akıl yürütme biçimini önünüze koyuyorsa burada olay akışına ters düşen bir şeyler olduğu hissediliyor diyebiliriz. Örneğin kitabın son sayfasındaki romantik olay veya gelişme şaşırtmıyor bizi, çünkü yazar kitap boyunca bunun adımlarını teker teker önümüze koyuyor. Ancak detaylı cinayetler işleyen katilin bu hissi verememesi kitabın gerçeklik hissini zedeliyor. Bununla beraber eğer bu kitap yazarın ilk kitabıysa anlatımının iyi olduğunu, okuma keyfimizi bozacak sorunların neredeyse karşımıza hiç çıkmadığını söyleyebiliriz. Kurgu problemleri ayrı. İlk değil, üçüncü dördüncü kitabını yazıp da bir şey anlatamayan yazarlarımız da var ne yazık ki. Bu anlamda Elif Gümüş nitelikli, iyi bir yerden başlıyor yazmaya. Sessiz'i kusurlarıyla da olsa öneririm. Elif Gümüş'ten daha iyi eserler okuyacağız gibi geliyor bana.
SessizElif Gümüş · 202084 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2023 12. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2023 14:16
Uzun bir aradan sonra bir Ayfer Tunç kitabı daha okumuş oldum. Aziz Bey Hadisesi'nden sonra diğer kitaplarını okumaya çalışmış, ama bir türlü başaramamıştım. Özellikle Dünya Ağrısı kitabında gördüğüm ya da öyle olduğuna o zaman ikna olduğum sürekli acıdan bahsetme tarzı beni biraz itmişti. Kuru Kız'ı okudum, bir anda karar vererek okudum ve şunları düşündüm kitap bittiğinde: öncelikle yorucu olmayan, çok betimleme içermeyen anlatım tarzı iyi bir seçimdi. Karakter yaratabilmek anlamında çok doğru bir çalışma olduğu da ortada Kuru Kız hakkında bir sürü şey söyleyebiliriz. Kitapta en sevdiğim şey, bütün olumsuzluklar, zorluklar, çirkinliklere rağmen az da olsa mizahi ve olumlu bir çok bakış açısı içeren bir çözüm önerisi ya da önerilerin de karşımıza çıkmasıydı. Yani heba olan, yok olan, perişan olmuş, ve bunun sebebi olarak da başkalarının kötülüğü, sistemin kötülüğü, adaletsizlik ve eşitsizliklerin suçlanması veya iması ve bütün bunların verdiği buram buram arabesk ve özür dileyerek ve kendi bilgisizliğimin bir parçası olduğunu kabul ederek "sol" diyeceğim bir açı yerine, küçüklü büyüklü çözüm önerileri düşünen ve kendi çıkmazlarına başka yerlerden bakıp oralardan yeni bakışlar, görüşler kurabilen birisinin anlatılması kitaba müthiş bir güç veriyor bence. Yazarın sadelikle anlattığı hikâyesinde olasılıklar, seçenekler, kaderin ve alınyazısının üzerine basa basa geçip gidiyor. Şimdi durum şu: Belki de önyargımı kırıp diğer Ayfer Tunç kitaplarını da okumam gerek. Ben de bu anlamda bakış açımı değiştirebilirim. Bazen gerçekten önyargılı oluyorum ve bu yönümü beğenmiyorum. Bakalım ne olacak..
Kuru KızAyfer Tunç · Can Yayınları · 20237,9bin okunma