Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.··
4 saatte okudu
·
2023 11. kitabı
Elif Gümüş
9/10 · 84 okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2023 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2023 10:23
Uzun zaman sonra Doruk Kirezci okumak güzeldi. Biraz Uyusam Düzelirim'i unutmuş değilim ve Bilge'yi hâlâ iyi hatırlıyorum. Guguk'ta yazarımız ilk kitabını andıran bir anlatım tarzıyla hikâyesini anlatıyor: hızlı, bir çok olayın yaşandığı ve açık, duru bir anlatımın kullanıldığı Guguk meramını çok iyi anlatıyor. Doruk Kirezci en azından bu iki kitabında belli ki zaafları, bağımlılıkları olan ya da bu bağımlılık ve zaafları büyüten karakterleri anlatıyor. Doruk Kirezci'nin öncelikle övülmeyi hak eden ilk yönü, bence kitabın olaylarla dolu olması. 'Edebiyat yapmaya' çalışmıyor yazarımız, onun anlatmak istediği bir hikâye var ve o da bu hikâyeyi anlatıyor. Bu hikâyeyi anlatırken tutturduğu hız kesinlikle kitaba uygun bir hız. Çok olay var, çok karakter var ve bunlar asla derin değiller ancak hikâyenin akışına uygun düşen bir derinlik de taşıyorlar. Bence iki kitap da gayret göstermenin, çabalamanın ve bu çabanın insaniliği içerisinde insan olmanın ne olduğunun gösterilmesi anlamına geliyor. Bilge de Cengiz de kendilerini aşan koşullar içerisinde kendilerini zehirleyen, yok eden, çürüten olay ve durumlarla karşılaştıkça seçimler yapıyor ve o seçimlerin sonuçlarıyla karşılaşıyorlar. yani, yaşıyorlar. İşte 'guguk' da 'biraz uyusam düzelirim' de bu yaşama gayreti içerisinden iki insanın hikâyesi. Yazarın hikâyesini anlattığı çizginin edebiyatın kıyıları olduğunu da söylemek isterim. Karakter yaratabilmek, onun kanlı canlı hale getirebilmek ve bir de bunu edebiyatın kendi yollarında, alanlarında gerçekleştirebilmek kolay değil, herkes başaramıyor bunu. Doruk Kirezci'nin dolaştığı yerler edebiyatın dışı asla değil, kesinlikle kendine özgü, kolay ama asla kötü olmayan bir üslûp içerisinde cümleler kurarak bir anlatım tarzı oluşturmaya başladığı söylenebilir. Bir çok olayın
GugukDoruk Kirezci · Müptela Yayınları · 2018183 okunma
Puan vermedi·166 syf.··
2023 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2023 16:18
Timbuktu, Paul Auster okumaya devam etme kararı verince seçtiğim ikinci kitap oldu. Hayvanların dünyaya bakışını anlatan kitapların hepsi avcılığı, insan kötülüğünü, insan istismarını reddedip insan iyiliğini, bu dünyada beraber yaşama tecrübesini yücelten hikâyeler koyuyor önümüze. Timbuktu'da köpek Kemik Bey'in yaşama tecrübesinin kitabın çok iyi finalinde ortaya koyduğu gibi vardığı nokta, bu dünyada nice insanın da tecrübe ettiği şeylerden birisi: sadece yapamamak, olamamaktan değil; bazen sadece başkalarını özlemekten de olabilir. Auster bu bölümü çok iyi yazmış bence, ama kitabın geri kalanına da haksızlık etmemeli. Gerçekten de severek, merak ederek okudum. Yazarın okuduğum ilk kitabında Max karakteri dilin üslûbun önüne nasıl geçiyorsa burada da Willy ve Kemik Bey son derece baskın ögeler olarak hikâyenin önüne geçiyorlar sanki. Etkileyiciydi. Umarım kitap daha çok okunur.
TimbuktuPaul Auster · Can Yayınları · 2019850 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2023 5. kitabı
İlk kez Paul Auster okumak nasıl bir şey? Soğuk baklava yemek gibi. Enfes. Elbette içinde polisiye ögelerin olduğu bir kitapla bir yazarı tanımaya başlamak çok iyi. Dedektifimiz Max Klein'in hiç de alttan almayan, hak eden herkese karşılığında ağzı burnu kırılsa da lafını sokan yapısı kitabın öyküsünden daha ön plâna çıkıyor. Burada yazarın esas meselesinin hikâyeyi anlatmak olsa bile bizi bu karakterin edebi gerçekliğine ikna edebilmesi olduğunu düşünüyorum. Gerçek bir karakter yaratabilmek zaten hikâyenin kendisi. Bunu yapamayıp anlattıkça anlatan ne çok yazar var. Paul Auster güzel hikâyesinde sıradışı bir şey yakalayamıyor, bu bir eksiklik değil, zaten sene 78 galiba, ne yakalayacak sıradışı.. Hikâye sıradan, ama Max sıradan değil. Bir çok yerde Max'ın kendisinin ağzını burnunu kırmaya gelenlere tam da dayak yerken verdiği tepkiler, söylediği sözler kitabı son derece eğlenceli hâle getiriyor. Okunmalı mı? Mümkün.
Köşeye KıstırmakPaul Auster · Can Yayınları · 2012226 okunma
Reklam