Ruky

Ruky
Çok tanrılı modern tuş devrinde yaşamakta/ yaşamı kaçırmaktayız. /Ra

Ruky

, bir kitap okudu
Puan vermedi·126 syf.··
2021 5. kitabı
Johann Wolfgang Von Goethe
7.5/10 · 150,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Stefan Zweig'e ait güçlü bir eser. Güçlü diyorum çünkü temelleri aşırı derecede sağlam atılmış. Yazar kendi hayatında yaşadığı psikolojik durumları eserindeki karakterlere de serpiştirmiş. Yani kendi hayatının renklerini taşıyor. Kitap iki öyküden oluşuyor; kitapçı mendel ve kızıl. Ikisi de harikulade şekilde işlenmiş okuyunca ( bunu mu abartıyorlar demeyin karakterin psikolojisini anlamak mühim mesele) eminim herkes kendi yaşantısından bir payda çıkaracaktır. Kitapçı Mendel de işi gücü hayatı kitap olan/ gerçek hayattan soyut yaşayan bir adamın savaş zamanında ( ülkede savaş olduğundan bile haberi yok Mendel'in) isim ve mektupların şüpheciliği ile dikkat çekilip rehin alınması daha sonra yanlış anlama olmuş deyip Mendel'in serbest bırakılması ile başlayan dramatik bir konu. Mendel artık eski Mendel değildi. Ve öylece sanki hiç Mendel olmamış gibi sessizce ölüp gidiyor lakin ölmeden önce yine kitaplarının olduğu masaya gelip orada can veriyor. Kızıl öyküsü ise, şurada iki satırla anlatılacak gibi değil gerçekten. Bir üniversite öğrencisinin : yalnızlık, nefis, bir şehirde yabancı olma, özgüvensiz olması ve bu yüzden yaşadığı ezikliği güzel şekilde tahlil edilmiş. Ah keşke sonu mutlu bitse idi. Adı kızıl çünkü kızıl hastalığına yakalanıyor ve sonrası.. Ölmek isterken yaşayıp, tam yaşama tutunacak bir sebebi bulmuşken yaşamak isterken ölmesi gerçekten hayat bazen kocaman bir ters orantı gibi. Stefan Zweig'e dair söylenecek çok söz var, mükemmel bir düşünce ve müthiş bir çabanın sonunda intihar etmek hiç olmadı.. . Keşke biraz daha dayanabilseymiş zorluklara. #stefanzweig
İnsan
Kitapçı MendelStefan Zweig · Koridor Yayınları · 202012,8bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2021 4. kitabı
Bu kitap benim epey zamanımı aldı ; yer yer sıkıldığım gereksiz olarak gördüğüm uzatmalı tahliller ve bunun yanında hazmedilmesi zor olan sahneler vardı. Sahneler diyorum çünkü okurken gerçekten muazzam şekilde gözünüzün önünde canlanıveriyordu her şey  hatta öyle ki derin derin nefes alıp bir yere yetişme isteği beliriveriyor bağrınızın tam ortasında. Yusuf, bir taşra çocuğu annesi babası cinayete kurban gidince kasabada büyümek zorunda kalan ama ne doğduğu ne de yetiştiği yere ait olmayan başka alemlerden biriydi. Yeryüzünde mülteci misali yaşam süren Yusuf'un tek sığındığı yer Muazzez'in göğüs kafesiydi orayı kendine memleket bellemişti lakin onu da çok gördüler sürgün ettiler. O dönemin idari ve adli işlerinin nasıl yürütüldüğüne dair izler de vardı lakin benim en çok zoruma giden; öz annesi nasıl olur da para ve değerli hediyeler için kızını kurtlar sofrasına atabilir ve bunu gurur duyulacak bir konum haline getirir aklım almıyordu. Tabi bunlar görünen tema salt görüşler; toplumun düşünceleri ve ne olursa olsun parası olanın her zaman güçlü olmasaydı. Yazarı, pek severim lakin bu kitabında diğer eserlerine nazaran bir sonuç olmamakla beraber dini vecibeleri hafife ve alaya almak suretiyle biraz uzaklaştırdı kendinden ve okuduğum muazzam bir yazı geldi aklıma; "tarlada çiftçinin izi, kitapta yazanın fikri mutlak suretle mevcuttur" diye. Yani bir şekilde Sabahattin Ali, yine kadere dem vurmuş gibiydi. Ne yapılırsa yapılsın yazgının değişmeyeceğini hafifçe veriyor fakat fazla da açığa çıkarmıyordu, onu tanıyanlar mutlaka bunu fark etmişlerdir.
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,9bin okunma
 İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok, içimizde acz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: Hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...
İnsan