Evet, bahar mevsiminde yeryüzünde öyle hakîmâne, basîrâne ve kerîmâne bir faaliyet ve öyle harika bir san’at müşahede ediyoruz ki,
• bir anda, her yerde, bütün fertlerde bir tarz ile,
• cûd-u mutlak içinde bütün fertleri birbirinden ayırt eden bir itkan ile,
• sür’at-i mutlaka içinde mükemmel bir intizam ile,
• vüs’at-i mutlaka ve suhulet-i mutlaka içinde harikalar gösteren bu faaliyet, ancak öyle bir Zâtın hâtemi olabilir ki, mekândan münezzeh olduğu gibi bütün mekânlarda ilmiyle ve kudretiyle hazır ve nâzırdır; hiçbir şey Ona ağır gelmez; hiçbir şeyin yardımına ihtiyacı olmaz.
Okuyucu notu;
Elimizdeki diğer üç çeviride “mekandan münezzeh olduğu” kısmı “hiç bir mekanda olmadığı halde” olarak çevrilmiş.
Diğer üç çeviri;
- Abdülmecid Nursi
- Abdülkadir Badıllı
- Şadi Eren
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi s.12
Zirâ bu iş, koskoca bir müceddid-i ulu-l 'azm olan Bedi'üzzamân'in enfüsi mücâhede ve terakkiyâtinin, ya'ni kalbi ve rùhì me'ârif-i ilhâmiyesinin pek icâzdar beyâninin garib libaslı üslûbunun, bir başkası tarafindan diger bir lisâna tahvil ve tercümesidir. Elbette, degil benim gibi bir biçâre insânin, belki en büyük ve en mütebahhir 'ulemânn tercümeleri de olsa, yine de tam ve mükemmel olamaz.
Fakat ne yapalim, bugünkü 'âlemde ilim pazari kesatlık geçirdigi için, bizim gibiler kalkiyor, haddini asarak böylesi fevkal'âde büyük işlere girişmeye cesâret gösterebiliyorlar.
Hayat-ı içtimaiyeye giren hangi şeye temas etse ekseriyetle günahlara maruz kalıyor. Her cihette günahlar serbestçe insanı sarıyorlar.
Kastamonu Lâhikası
Risale-i Nur'un hakiki ve sadık şakirdlerinin mabeynlerindeki düstur-u esasiye olan iştirak-i a'mal-i uhreviye kanunuyla ve samimi ve hâlis tesanüd sırrıyla her bir hâlis, hakiki şakird bir dil ile değil belki kardeşleri adedince diller ile ibadet edip istiğfar ederek bin taraftan hücum eden günahlara, binler dil ile mukabele eder.
Kastamonu Lâhikası
Ve ben dahi iman ve sadakat şartıyla, Risale-i Nur talebelerini bütün dualarıma ve manevî kazançlarıma, yirmi dört saatte, iştirak-i a'mal-i uhreviye düsturuyla, bazen yüz defadan ziyade Risale-i Nur talebeleri unvanıyla hissedar ediyorum.
RN-Tarihçe-i Hayat/293