Bir devletin değeri, nihayetinde o devleti oluşturan bireylerin değerleri toplamından ibarettir. Bireylerin fikren gelişip yükselmelerindeki faydaları, biraz da yönetim ustalığına ya da yönetme konusundaki kolaycılığa feda ederek arka plana atan, hayırlı maksatlar için bile olsa halkı kendi elinde itaatkar birer alet olarak görüp onları cüceleştiren bir devlet, işin sonunda küçük insanlarla gerçekten büyük hiçbir şeyin başarılamayacağını anlayacaktır. Bu devlet, uğruna her şeyi feda ettiği makine mükemmelliğinin, kendisine sonunda hiçbir şey sağlamadığını; bunun da makine daha iyi işlesin diye uzaklaştırmış olduğu hayati gücün yokluğundan ileri geldiğini fark edecektir
“İnsanın ruhu kandil, ilim onun aydınlığı ve ilahi hikmet de ondaki zeytinyağı gibidir. İnsan, ruhunun ışık saçmasını istiyorsa, onu bilgiyle beslemelidir. ”
"- Hakiki inkılapçılar onlardır ki, ilerleme ve yenileşme inkılabına sevk etmek istedikleri insanların ruh ve vicdanlarındaki gerçek arzu ve temayüle nüfuz etmesini bilirler."
Önemsizdir şu halde, herkesin sürdürdüğü yaşam süresi; üzerinde yaşadığı yeryüzü parçası da önemsizdir, en süreklisi olsa bile, ölüm sonrası ünü de önemsizdir; kendilerinden uzun zaman önce yaşamdan ayrılmış bulunanı tanımaktan çok uzaktır insanlar. Kendi kendilerini bile tanımadan, çarçabuk ölüp gidecek önemsiz insanların art arda gelip geçmesiyle sürer o ün.