Hürriyet Üstüne

John Stuart Mill
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·219 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 00:54
Bireyselciliği ve özgürlüğü son derece muazzam işlemiş olan Mill, verdiği geniş örneklerle meseleye daha iyi bir bakış sağlıyor. Kitabın dili başta ağır gelebilir ancak; okudukça bunun yalnızca bir ön yargı olduğunu görüyorsunuz. Bireyin özgürlüğü ve toplumun baskısı üzerine yollar çizen bir eser. kesinlikle okunmalı.
Hürriyet ÜstüneJohn Stuart Mill · Liberte Yayınevi · 2014863 okunma
Bencilliğin son raddeye kadar savunulduğu kitap.
Puan vermedi·219 syf.·
2025 8. kitabı
Okumayın, okutturmayın!!! Günümüzde nefislerinin kölesi olan gençlerimizin görüşlerini destekleyen bir kitap. Bugün her ortamda gençlerin başkasından habersiz oluşu ve başkasına yardım eli uzatmamasının temel sebebi de aslında bu gibi nefsaniyeti pohpohlayan kitapları okumalarından geliyor. İnsan kendisinden, kendi hakkından vazgeçtiği sürece mutludur. Bu ise çok sonralarda anlaşılacak bir meseledir. “Aklımızı başımıza devşirmenin, gönlümüzü özümüze döndürmenin vaktidir.” Yazar, demokrasiyi bireysel özgürlükler çerçevesinde ele alarak çoğunluğun tahakkümü tehlikesine dikkat çeker. Demokrasi, halkın yönetimde söz sahibi olmasını sağlasa da, yazara göre bu yeterli değildir; bireyin, yalnızca devlete karşı değil, toplumun baskıcı normlarına karşı da korunması gerekir. Çoğunluk tiranlığı kavramıyla, toplumsal görüş birliğinin bireyin düşünce ve yaşam tarzı üzerindeki olumsuz etkilerini eleştirir. Yazar, demokrasinin sağlıklı işleyebilmesi için ifade özgürlüğünün mutlak şekilde korunmasını savunur, çünkü doğru fikirler ancak özgür tartışma ortamında güçlenir. Ona göre birey, yalnızca yönetimde söz sahibi olmakla kalmamalı, aynı zamanda kendi hayatı üzerinde tam özerkliğe sahip olmalıdır. Düşünce özgürlüğü, yaşam tarzı özgürlüğü ve örgütlenme hakkı, gerçek bir demokrasinin olmazsa olmazlarıdır diyor.
Hürriyet ÜstüneJohn Stuart Mill · Liberte Yayınevi · 2014863 okunma
9/10
·219 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
“Bu denemenin konusu irade özgürlüğü değil, sivil veya toplumsal özgürlüktür” diye başlar söze Mill. Daha sonra detaylı bir şekilde bu cümlenin ne anlama geldiğini, toplumsal özgürlüğün değişkenlerinin davranış biçimlerini tek tek anlatır. Ütopik bir kurgusu yoktur Mill’in. Bir tarafta toplumun kendisi, onu oluşturan “bireyler” diğer tarafta da hükümet yakası vardır. Bu ikisinin görevlerini, düşünme özgürlüğü çerçevesinde, yaşadığı yılın çok çok ötesindeki “özgürlük” anlayışıyla işler. Bu kitabı okurken özellikle toplumun birey üzerindeki baskılarının ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Mill’e göre toplumsal yapı homojen değil, heterojen olmalıdır; bu heterojen yapı aslında düşünce farklılıklarının olağan olmasından kaynaklanmaktadır. “Hiçbir zaman kendilerini kendilerinden farklı düşünenlerin zihinsel durumlarına koymamışlar, böyle kimselerin neler söyleyebilecekleri üzerine kafa yormamışlardır.” Mill düşünce özgünlüğü üzerine bunları ifade ederken homojen düşünme biçimini eleştirmiştir. Diğer yandan, Mill, toplumsal özgürlüğün önündeki en büyük engelin toplumun genelinin herhangi bir konuda bir kanıya varmış olmasında arar. Ona göre tartışmak toplum üyelerinin vazgeçilmezi olmalıdır. Günümüzdeki tartışmalar gibi fikir aşılama ya da savunulan fikirden vazgeçmeden, fikrine tamamen bağımlı bir tartışmacı gibi değil, bir şeyler öğrenebilme güdüsüyle, açık fikirlilikle tartışılması gerektiğini vurgular. Mill’e göre hakikat böyle elde edilebilir: “Hakikat, hayatın bütün pratik işlerinde, zıtları bağdaştırma ve yaklaştırma meselesidir.” Ve cümlenin devamında acınası bir gerçeği gözler önüne serer: “Bu ayarlamayı dürüstlükle yapabilecek kadar geniş ve tarafsız bir zihin pek az kimsede vardır.” Gerçekten de böyle mi? Bu kitabı alırken pişman olmuştum, elbette araştırmadan,
Felsefe
Hürriyet ÜstüneJohn Stuart Mill · Liberte Yayınevi · 2014863 okunma
Puan vermedi·219 syf.··
2025 781. kitabı
1806-1873 arasında yaşamış İngiliz filozof John Stuart Mill tarafından yazılan bu eserde insana ve düşünce özgürlüğüne verilmesi gereken değerin tarihsel olarak ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Mantığın tümevarım metodunu Sosyal-Siyasi-Ahlaki alana uygulayarak yazılan bu eserde düşünür, toplumların tarihin en önemli şahsiyetlerini farklı düşüncelere sahip oldukları ve onlardan farklı oldukları için genellikle öldürerek yok etmeye çalıştıkları görüldüğünü tespit etmiştir. Ama tarih aynı zamanda yokedilmek istenen bu aktörlerin düşüncelerinin sonraki dönemlerde olumlandıklarına da tanıktır. Sokrat , İsa... Tarih sayfaları bu insanların trajedisiyle doludur. Demek ki insanlar genelde farklılıklara tahammül etmemeye meyillidirler. Olanlardan ders çıkarması gereken bu günün toplumlarının/karar alıcılarının düşünce özgürlüğünün korunması konusunda üzerine düşeni yapması gerekiyor. İnsanları özgür düşünemeyen toplumlarda hakikat sanılan alışkanlıkların daha sonra mutlak doğrular olarak çoğunluk tarafından benimseneceğini, düşünme melekesinin artık devre dışı kalacağını ve bunun da toplumun sonunu getireceğini söyleyen düşünür bu günkü olaylara da doğru bakmamız için bir perspektif sunuyor. Eğer o çağlarda yaşasaydık bu günkü insanlar olarak İsa’nın çarmıha gerilmesini veya Sokrat’ın zehirlenerek öldürülmesini büyük çoğunluğumuzun onaylayacağına kanaat getiren düşünür, düşünce özgürlüğünün tarihsel olarak ve güncel olarak ne kadar önem arzettiğini bize hissttiriyor. İnsan düşüncesinin insan olmaktan kaynaklandığını ve Tanrı/Devlet veya başka bir şeyle sınırkandırılmaması gerektiğini vurgulayan düşünür insanlığın lokomotifinin farklı düşünen insanlar olduğunu dile getiriyor. Çok faydalı ve güncel bir kitap.
Hürriyet ÜstüneJohn Stuart Mill · Liberte Yayınevi · 2014863 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 56. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2020 17:09
Mill, Özgürlük Üstüne eserinin ilk sayfalarında, bu kitabın temel meselesinin toplumun birey üzerinde uygulayabileceği meşru gücün sınırlarını belirlemek olduğunu söyler. Başka bir deyişle, bireyin davranışlarında tamamen özgür olacağı ve kimsenin kendisine karışamayacağı alan nedir? Bu soruyu cevaplamanın çağdaş toplumda ne kadar gerekli olduğunu anlatırken, bireyselliğin hangi açılardan tehdit altında bulunduğunu analiz eder. Tarihsel olarak, bireyin özgürlük talebinin nasıl farklı biçimlere büründüğünü, toplumsal gelişmenin dört aşaması arasında bir ayrım yaparak ele alır. Önceleri, bireyin özgürlüğü ile toplumun otoritesi arasındaki mücadele, yöneticiler ile yönetenlerin ilişkisinde ortaya çıkar. Eski Yunan’daki bazı demokratik şehir devletleri haricinde, yönetenlerin ve yöneticilerin çıkarları arasında bir çatışma olduğu için, bireyin özgürlük talebi, toplumun politik baskıya karşı kendisini nasıl koruyabileceği meselesine odaklanır. Bu görüşün başlıca temsilcilerinden olan John Locke’un, Hükümet Üzerine İkinci İnceleme adlı eserinde, hükümetin vatandaşlarına karşı temel görevlerinin ne olduğunu, kuvvetler ayrılığı yoluyla hükümetin gücünü kötüye kullanmasının nasıl denetlenebileceğini ve halkın genel ayaklanma hakkının hangi koşullarda doğacağını ele aldığından bahseder. İkinci aşamada, özgürlük ile otorite arasındaki mücadele başka bir biçime bürünür. Artık hedef, yöneticilerin iktidarını sınırlamak değil, yöneticilerle yönetilenler arasındaki çıkar ayrılığını gidermek, yani halkın kendi kendini yöneteceği bir politik sistem yaratmaktır. Fransız Devrimi’nde en güçlü biçimiyle ortaya konan bu talebin teorik temellerini, Jean Jacques Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi eserinde bulabiliriz. Üçüncü aşamada, hükümetin halkın çoğunluğu tarafından kontrol edildiği
Özgürlük ÜzerineJohn Stuart Mill · Oda Yayınları · 2018863 okunma
Bunu kim Türkiye’ye soktuysa defolsun gitsin!..
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 19:53
Bi dolu İngiliz düşüncelerinin Türkçeye çevrilmiş, sıkıcı, çocuk kandırmacası gibi safsatalarından ibaret bir vakit kaybıydı. SAKIN VAKİT KAYBETMEYİN tavsiye ETMEM. Hem cümleleri uzun hem ilerleyişi sürekli ders verir gibi rahatsız edici hem de sonunda bilmediğimiz elle tutulur bir çözüm yok. Gerçekten bu kitaba dahi ihtiyacı olanlar varsa -ki bence hiçbir Türkün olamaz- Allah yardımcısı olsun valla acınacak hallerine. Bunu bir tavsiye üzerine okumuştum. Şimdi onu tavsiye eden kişiyle de iletişimimi kestim. İçimizdeki Şeytan okuyun daha faydalı.
İnsan ve Toplum
Özgürlük ÜzerineJohn Stuart Mill · Oda Yayınları · 2018863 okunma
8/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Kitap son derece uzun cümlelere sahip olsa da özgürlük, ahlâk, hukuk gibi birçok sosyal mefhumla ilgili bu büyük filozofun önemli düşüncelerini içeriyor. Mill; işçi hakları, ırkların eşitliği, kadın hakları gibi birçok konuda mücadele vermiş ve babası sayesinde çok küçük yaşlarda aldığım muazzam eğitimle zihninin ürettiklerini bu eserinde samimi bir üslûp ile aktarmış. Yalnızca siyâset ile değil, insan hayatının herhangi bir noktası ile ilgilenen, hayata dokunmaya çalışan her bireyin kütüphanesinde bulunması gereken bir eser.
Felsefe
Özgürlük ÜzerineJohn Stuart Mill · Litera · 2016863 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
Keşke herkes okusa dediğim kitaplardan bir tanesi oldu John Stuart Mill ve "Özgürlük Üzerine". Yıllar öncesinden seslenen satırlarda günümüz dünyasını okumak, hala aynı sorunlar ile karşı karşıya kalmak, çözümün basit olmasına rağmen, elimizden geldiğince hem kendi hayatımızı, hem toplum hayatını nasıl zorlastırdığımızı fark etmek çarpıcıydı. Kısa bir kitap olmasına rağmen her cümlesi dolu dolu ve üzerine düşünülmesi gereken fikirler ile kucaklıyor okurunu. Hem kendinizi, hem dünyamızı daha iyi anlamak, anlamaktan öte harekete geçmek , farkındalık oluşturmak adına herkese tavsiye ediyorum. Sakin ve üzerine düşünerek okursanız bir baş ucu kitabı olabilir. "İnsanın, bütün hayatı boyunca mükemmeleştirmeye ve güzelleştirmeye çalışacağı en büyük eser yine kendisi olmalıdır." Kutu Yayınları ve Berkay Tartıcı çevirisi ile okudum.
Özgürlük ÜzerineJohn Stuart Mill · Kutu Yayınları · 2019863 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2021 20:54
Bu tarz düşünce, felsefe kitaplarını okumayı seviyorum. Okuması çok eğlenceli kitaplar değiller ama sana kattığı şeyler çok değerli. Yaşadığımız toplumlara, siyasete, özgürlüğe dair bir çok şey okuyoruz bu kitapta. Daha çok kişisel özgürlük ve düşünme üzerine dursa da geneline yayılan toplumsal konularda ele alınmış. Kişinin bireysel olarak; neyi düşünüp düşünmeyeceğini, düşüncelerin ne ölçüde uygulayıp uygulanmayacağı, sınırları, uyması gereken kuralları, haklarını nasıl kullanması gerektiği, devletin bu konudaki görev ve sorumluluklarını akıcı bir dille anlatmış. Kişilerin kendilerini geliştirmesinin ancak demokrasiyle olabileceğini vurgulamıştır. Ben çok sevdim. Belki ileride tekrar okurum. Çünkü okudukça anlam derinliği artan bir kitap. Uzun metni olmasa da Can yayınlarından çıkan kısa metni mutlaka okuyun derim.
Edebiyat
Özgürlük ÜzerineJohn Stuart Mill · Oda Yayınları · 2018863 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2019 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2019 22:32
Ya sen zamanda yolculuk mu yapıyorsun Sayın, John Stuart Mill Dark dizisindeki Jonas Kahnwald gibisin sen bunları 19. Yüzyıldada nasıl öngöre biliyorsun özgürlük, bireyselcilik, mutluluk aradan geçen onca zaman rağmen değerinden bir şey kaybetmek bir yana önemi daha da artan bu kavramları ne güzel irdelemişsin. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim elimizdeki kitabın çevirmeni Berkay Tartıcı sade 1996 doğumlu ve hala öğrencidir. Yolun açık olsun
Edebiyat
Özgürlük ÜzerineJohn Stuart Mill · Kutu Yayınları · 2019863 okunma

Yazar Hakkında

John Stuart MillYazar · 19 kitap
John Stuart Mill, (d. 20 Mayıs 1806- ö. 8 Mayıs 1873) İngiliz filozof, politik ekonomist, parlamento üyesi ve devlet memuru. Mantık alanında, yalnızca tümdengelimsel mantıkla ilgili çalışmalar yapmayıp, tümevarımsal mantığı da formüle ederek geliştirmiş olan Mill, mantıksal ilkeleri sosyal alana, siyaset ve ahlak alanına uygulamasıyla ün kazanmıştır. Psikoloji alanında, çağrışımcılığın babası olarak kabul edilen filozof, psikolojiyi "zihin kimyası" olarak tanımlamıştır. O, çağrışımcı psikolojisini bilgi konusuna da taşımış ve bu alanda, Berkeley'den esinlendiği besbelli olan psikolojik bir idealizm geliştirmiştir. Mill, bununla birlikte, psikolojik idealizminde, maddesizciliği seçen Berkeley'den ayrılmış ve dış gerçekliğin varoluşunu kabul ederek, söz konusu nesnel gerçekliği "duyumları mümkün kılan, kalıcı dayanak" olarak tanımlamıştır. Ahlak alanında yararcılığı savunan Mill, hazzı ya da mutluluğu insan eylemlerinin en büyük amacı ve mutlak ölçüsü yapmış ve yararcılığında, genelin iyiliğini ve refahını temele almıştır.