Şimdilik çocuklar bir çember kurup aralarında anlaşmışlardı; bu çemberin dışında kalmıştı Domuzcuk. Domuzcuk’ un yüzü pembe pembe oldu; başını eğdi, bir kez daha sildi gözlüğünün camlarını.
Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım.
Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını. Nereye gidersem gideyim seni yürüdüm hep.
Sevincini bir barış, bir bayram sabahı gibi taşıdım içimde
O nefes, uğruna çabaladığım, mücadele ettiğim, ruhumun bütün güçleriyle tutmak istediğim o ilk insan… elimden kayıp giderken… ve hummaya tutulmuş beynimde, o, o biricik insanı nasıl sımsıkı tutabileceğime dair hiçbir bilgi yokken…
Benim hissettiklerimi yaşadıktan sonra, nasıl oluyor da yaşamaya devam edebiliyor…