Kitap mecrasının bize basılı sözcüklerin ilettiği anlamdan önce söylediği şeyler var.
Birincisi, hayatın karmaşık olduğunu, hayatı anlamak istiyorsanız derin düşünmeye önemli bir zaman ayırmanız gerektiğini söylüyor. Yavaşlamanız gerektiğini.
Ikincisi, diğer kaygıları bir kenara bırakıp cümle cümle, sayfa sayfa dikkatimizi tek bir şeye vermenin kıymetli olduğunu söylüyor.
Üçüncüsü, diğer insanların nasıl yaşadığı, zihinlerinin nasıl çalıştığı hakkında derinlemesine düşünmenin önemli olduğunu söylüyor. Sizin gibi onların da karmaşık iç dünyaları olduğunu.
Okumak eşsiz bir bilinç hali doğuruyor. Okurken dikkatimizi dışarıya, kağıt üstündeki sözcüklere yöneltiyoruz ama aynı anda hayal etme ve zihinde canlandırma esnasında içeriye dönük muazzam bir dikkat var. Gözümüzü kapatıp rastgele bir şeyler hayal etmeye çalışmaktan farklı bir durum bu. Bir yapısı var. Dikkatimizin önce dışarısı yani kağıt üstü ile içerisi yani sözcüklerin temsil ettiği şeyler arasında gidip geldiği eşsiz bir durum.