Sena

Beklemek, bir vaktin gözlendiği zaman; Nasibi beklemek, gelecek olanı beklemek yani gelmek mi dersin gitmek mi dersin? Ahmet Hamdi Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Hayal sanıyorum ya, hatta hayalin de bir hayali” Hafız Divanı Hafız-ı Şirazi
Edebiyat
“Puslu Kıtalar Atlası” adlı romanın incelenmesi
Puan vermedi·238 syf.··
2025 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 22:44
Postmodern yazarları romanlarında tarihi olayları gerçek gibi göstermeye çalışarak romanlarını bir oyun üzerine yazarlar. Romanda tarih gerçeklik değil yalnızca bir malzeme olarak görülür. Yazarlar tarihi olayları istediği gibi yeniden yazıp kurgulayabilirler. Romanda Gerçek ile hayal sürekli iç içe geçer. Anlatıcı kendini gizlemez doğrudan okura seslenir. Okur izleyici değil boşlukları dolduran, anlam kuran aktif bir katılımcıdır. Romandaki Uzun İhsan, Romanın yazarı İhsan Oktay Anar’dır. Yazar rüyaya yatar kalkınca gördüklerini hemen yazar, ve gelecek onun yazdığı gibi olur. Rüya hayal etmek anlamına gelir. Romanın yazıldığı tarih 1992, olaylar ise 1600 yıllarında yaşanıyor. 350 sene sonra uzun ihsan kendisine sevgili oğlum diye mektup yazıyor. Romandaki her şey yazarın hayali ile doludur. Masalsılık, Destansılık, Fantastizim, Olağanüstülük tüm bunlar romanda yaygın bir şekilde kullanılır. Gerçek ile hayal arasında sürekli gidip gelinir. Romandaki kahramanlar, olaylar gerçek gibi gözükür ama kurmacadır. Yazar kendisini bir yaratıcı gibi görür. Yazar romanda hiç görmüyor, işitmiyor gibi gözükür ama romanın her yerinde vardır. Romanda baş karakter Uzun ihsanın oğlu Bünyamindir. Babasının izinden giderek gerçeklik ve kimlik ayarışındadır. Romanda yönlendirici kahraman Bünyamine yol gösteren Uzun ihsandır. Yardımcı kahraman Bünyaminin yanında yer alan abacı iskenderdir. Efrasiyab bünyaminin karşısında yer alan engelleyici, hasım karşı güçtür. Arapoğlu dolandırıcı tiptir. Alibaz ise alt sınıftan bir tiptir. Romanda bünyamini olaylar geliştikçe olayların içinde Dinamik bir şekilde tanıyoruz. Romanın başında Efrasiyabı blok şeklinde tanıyoruz. Romanda zaman osmanlı dönemi, mekan osmanlı saray çevresidir. Romanda uğursuz para leitmotiv örneğidir. Roman üçüncü tekil
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
“Müşahedat” adlı romanın incelenmesi
Puan vermedi
Avrupada Natüralistlerin bir akım başlatmasıyla Ahmet Mithat efendi de Zola gibi Natüralist, Romanın içerisinde bir kahramanmış gibi her şeyiyle bütünüyle beraber bir roman yazmak ister. Her gün gitmek için bindiği Şirketi hayriye vapurunda erkekler kamarasına oturur ve nasıl natüralist bir roman yazarım diye düşünür tam o sırada içeriye üç yabancı kadın girer. Aralarında ermenice konuşan kadınlardan şüphelenir ve onları gittikleri Pansiyona kadar takip eder. Kapıyı çaldığında esmer olan kadın açar kimsin diye sorar. Ahmet Mithat efendi roman yazmak istediğini ve sizin önemli şeyler yaşadığınızı düşündüm diye cevap verir. Esmer kadın Ahmet Mithat efendiyi tanıdığını hatta Rakım efendiyi çok sevdiğini “evet bizim başımızdan önemli olaylar geçti ama sen şimdi git yarın Rakım efendi olarak gel” diyerek cevap verir. Ahmet mithat efendi ertesi gün erkenden Rakım efendi olarak gelir. Kadın başlarından geçenleri anlatmaya başlar “ben ve agavni kilisi okulunda birlikte büyüdük bize seyit numan adında zengin hayırsever biri sahip çıktı, yanında muhasebeci Refet bey ile agavni arasında duygusal bir ilişki oldu ancak Seyit numanın hastalıklı kızı agavniyi kıskanır. Siranuş da aslında Refet Bey’i sevmektedir, ama aşkına karşılık bulamaz. Siranuş, Refet Bey’e karşı duyduğu aşkı içinde saklar. Agavni ile Refet Bey’in yakınlaştığını gördükçe kalbi kırılır ve kıskançlık duymaya başlar. İçten içe bir çatışma yaşar Bir yandan en yakın arkadaşı Agavni’yi kıskanır, Diğer yandan Refet Bey’e olan sevgisini itiraf edemez. Seyit numanın huysuz kızı feride refet ile evlenmelerine agavninin engel olduğunu düşünür ve şirketi hayriye adlı vapurda agavniyi denizde boğdurur. Agavninin ölümünden sonra siranuş babasının müslüman olduğunu bir savaşta şehit düştüğünü öğrenir ve müslüman olur
Edebiyat
MüşahedatAhmet Mithat Efendi · Dergah Yayınları · 2017915 okunma
“Goriot Baba” adlı romanın incelenmesi
Puan vermedi·304 syf.··
2025 32. kitabı
Gerçeklik akımının kurucusu olan Balzac, kızlarını hastalık derecesinde seven Goriot Babayla, Taşradan Paris’e şehir hayatına gelen ve üst sınıfa çıkmak için yanıp tutuşan hukuk öğrencisi Eugene de Rastignac’ın hikayesini anlatır. Romanda mekan; kahramanların ekonomik, sosyal ve psikolojik durumlarını yansıtır. Pariste sınıf farklılığından doğan bir ayrımcılık vardır. Parisin bir kısmı sosyete alemleri diğer kısmı fakir yoksul mahallelerden oluşur. Romandaki Pansiyonda Madam Vauqer tarafından zenginlerin pansiyonu olma hayaliyle yapılmıştır. Pansiyon içerisinde sınıf ayrımı vardır; birinci katta daha zengin olanlar, ikinci katta orta sınıf kalır, üçüncü katta durumu diğerlerinden daha kötü olanlar kalır. Pansiyon zengin gösterecek bir çevreden mahrum, boyasız, bulaşık sullarının caddeye aktığı bir haldedir. Karaborsacılık yaparak zengin olan Goriot babanın gelmesiyle Madam vauqer pansiyonu yenileyeceğini düşünmektedir ama tam tersi olur. Goriot baba kızları tarafından sömürülerek elinde avuncunda hiç birşey kalmaz en sonundan üçüncü katta tek göz odada kalır ve orada ölür. Cenazesini kaldıracak parası dahi olmaz. Neyseki Eugene de rastignac güneyden gelmiş biraz insani duyguları kalmış cenazesini kaldırmaya yardımcı olmuştur. Goriot babanın kızları ise Pariste balolarda sosyete alemlerinde yükselmeye eğlenmeye çalışıyorlar. Balzac, Paristeki sosyal hayatı, insanların hayallerini, ve ulaşamadıkları hedeflerini, bir tek pansiyon üzerinden parisi, fransayı belki bütün batıyı anlatıyor. Romanda zaman; Fransız ihtilali sonrasınd yeni kurulan hükümettir. Olaylar kronolojik olarak ilerlemektedir. Romanda Goriot babayı hem Portre hemde olayların içersinde Dinamik şekilde tanıyoruz. Pansiyonda kalan yaşlı sıkıcı insanlar daha çok Dekoratif Fon karakterlerdir. Eugene de
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,7bin okunma