Halk zaten bir tek perişanı, genç öleni, hak etmediği halde çok çekeni severmiş.
Kırk peygamberin duası varmış mercimek ile bulgurda...
Kirkina gelip de tövbe etmeyenin yüzünü şeytan eliyle mesh edermiş...
Darlığa alışan da bol geleni sevmez, onun içinden kaçıp dokulecekleri düşünüp dertlenirmiş.
Nasıl fedakâr babalar yüzünden üç tane eşek kadar uğursuz ve hayırsız evlada yine de bir daire bir dükkan kalıyorsa, üç yiyeni bir yemeyen yine yasatiyorsa, yani dünyaya durmadan kan, plazma, ağrı kesici veriliyor, yüksek lavman yapılıp amonyagi dışarı atılıyor ama şifa yok hasta yine hasta...