Kitaba ilk başlarken büyük bir heyecanla başlamıştım körlük salgını olan bir ülkede yaşam nasıl olabilir diye?
Kitap, insanların birbirlerini görmediklerinde ve yönlendirilmediklerinde toplumsal kargaşanın oluştuğunu, ahlaki değerlerin nasıl çöktüğünü, sapkınlıkların ne boyuta erişebileceğini ama iyi insanlar için umut ve dayanışmanın hep var olduğunu anlatmış.
Aslında hayatın içindeki acımasızlıkları görmezden gelen insanlığı bu metaforla anlatmış olabilir kör olmayan tek kişi de( doktorun karısı) umudu simgeliyor olabilir.. anlatmak istediği -asıl körlüğün kalplerde oluşuysa- bile edebi eksiklikten bu sonuca da direkt çıkılmıyor bence.
● Açıkçası ödüllü oluşundan sanırım beklentim daha yüksekti, anlatılan konu iyi olabilir hatta kurguda güzel ama hem anlatımlar yer yer çok sıkıcı, yazar sadece virgül kullandığı için diyaloglar da karışıyor, hemde içeriğinde mide bulandırıcı anlatımlar olduğu için atlayarak okumak zorunda kaldım hatta yarım bırakmamak için bitirdim diyebilirim, ben tavsiye etmem. Ödüllü olabilir ama bana fazla abartılmış geldi.
Hangi mevsimdeyiz böyle
Paletimdeki renkler kaskatı
Oysa
Durmadan boyamalıyım, hiç durmadan
Renklerini yitirmiş hayatı
Mevsimlerden keder mi, söyle
Dinle, ruhumun yatışmasını bekleyemem
Gitmeliyim ve giderken
Bakmamalıyım gözlerine dünya denen fakirin...