Yasaların egemen olduğu, bozulmuş değil, aydınlık yöneticilerin yönettiği, hangi mesleği seçmiş olursa olsun, yurttaşlara eğitim, gönenç, inanç özgürlüğü ve şans eşitliği sağlayan, onları başka yerlere göç etmek zorunda bırakmayan bir ülkede yaşamayı düşlüyordu.
Geçmiş, kaçınılmaz olarak bölük pörçüktür, kaçınılmaz olarak yeniden kurgulanır, yeniden yaratılır. Orada, yalnızca bugünün gerçeklerinin hasadı yapılabilir. Bugünümüz geçmişten doğduysa, geçmişimiz de bugünden doğmuştur. Gelecek de bugünkü soysuzluklarımızın hasatçısı olacak.