Her insan kendi derdini, dert sanıyordu. Oysa dertler gerçekten de asla kıyaslanmaması gereken meselelerdi. 'Bir derdi unutmanın en iyi yolu daha büyük bir derde sahip olmaktır.'
Bütün ölümlülerin ortak yazgısı değil mi bu? Gidip toprağın altında uykuya dalmadan önce tek avuntumuzdur sevmiş olmak, sevilmiş olmak ve belki de bir iz bırakmış olmak kendimizden...
Bir gün bir şey istersin, ertesi gün tutkuyla, ölesiye ona bağlanırsın, daha ertesi gün onu istediğinden utanırsın, arzun yerine geldiği için hayata lanet edersin. İşte İnsan hayatta kendi isteğinin peşinden serbestçe giderse böyle olur. Bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz; bazı şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz, mutluluk hülyalarına kapılmamalıyız, mutluluk elimizden kaçarsa İsyan etmemeliyiz; hayat budur işte...