Yahya Kemal’in dersleri bizim için millî inancın cömert bir kaynağıydı. Bu derslerin havasında Anadolu dağlarına yaslanmış dövüşen vatan müdafîleri, ilk fetihlerin kahramanlarıyla beraber yürüyorlardı. Her vesile ile Mustafa Kemal ve İsmet adları ufkumuzdan efsanevî parıltılarla, müstakbel inkişafların büyük fecirleri gibi geçiyorlardı. O zaman içimize erimiş altın renginde bir şey külçeleniyor, yangını gözümüzde tüten vatanla kendimizi bir bütün halinde görüyorduk.
______