Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara sığmış, taşmamış, yükselmemiş; ama kuruyup gitmemiş de… Orada, eski bir göl gibi durup beklemiştim.
Hiç kendi kaderimi belirleyecek bir adım atmamış, çoğu zaman bana gösterilen yere ilişmiş, bundan da şikâyet etmemiştim. Ama şimdi, yeni yeni ve oldukça sarsıcı bir biçimde fark ediyorum ki, sınırları başkaları tarafından çizilmiş bu hayattan sandığım kadar tatmin olmamışım.