Istırabını bir anlam üzere yaşayanların
hayatında trajedilerden zaferler
tomurcuklanır. “Yenilgi yenilgi
büyüyen bir zafer vardır.” Suçluluk
duygusu pişmanlığa ve ötekine hizmet
bilincine; ölümün kaçınılmazlığını
kabullenmek, hayatı daha anlamlı kılma
gayretine dönüşebilir.
Saatlerini doğanın ve iç dünyalarının
çevrimine ayarlayanlar, güneşi ve gökyüzünü
görebilenler, hayatı uzun bir şimdi veya
yekpare, geniş bir an olarak yaşayabilenler,
‘içime çektiğim hava değil gökyüzüdür’
diyebilenler, eve mutlu dönüyor.
Hayat geri gelmiyor. İnsan, ruhunu
özgürleştirmeyen, kendisine bir ifade imkânı
sunmayan, kendisini gerçekleştiremediği işlerle tatmin bulmuyor. Ruh istiyor ki kendi
hikâyelerini anlatabilsin. Hikâyeleri başka
insanlara çarpsın, onlarda çoğalsın, kendisine
geri dönsün.