"Hayatımızı anlamlı kılmak için ne yapıyoruz? Hikâyemizin kahramanı biz miyiz yoksa başkaları mı?“... Önsözü ile başlamış yazar kitaba. Kimileri kendi hayatının kahramanı olmuştur; kimileri ise bir kahramanı öncü edinmiştir kendine. Kolay değildir, herkesin saygı duyduğu biri olmak. İsmin zikredildiğinde, insanların gözlerini yaşartmak, tüylerini diken diken etmek. Bu dünyada çok az kişiye nasip olmuştur bu özellikler. Ama kolay kolay da kazanılmamıştır bu saygı ve sevgi.
Ernesto Che Guevara da (asıl adı Ernesto Guevara de la Serna) bu hayattaki kahramanlardan biridir. İnandığı dava uğruna hayatı boyunca çalışan ve savaşan bir lider. Latin Amerika'da ezilen halkının haklarını korumak, işçi sınıfının haklarını savunmak için giriştiği mücadeleye, önce Küba'da başlamış; Fidel Castro ile birlikte Küba Devrimi'ni gerçekleştirmiştir.
.
.
Astım hastalığına yakalanmıştır iki yaşında ve otuz dokuz yıllık hayatı boyunca çekmiştir bu hastalığı. Kısacık ömründe pek çok meslek icra etmiş (doktor, komutan, siyasetçi, devrimci), her birinde de pek çok başarıya imza atmıştır. Maddiyata hiçbir zaman önem vermemiş, hem çalışmış hem de okumuştur.
.
.
Özel hayatında çeşitli evlilikler yapmış olsa da; hayatında, ailesinden önce halk gelmiş; hayatı boyunca ezilmiş halk için savaşım vermiştir. Ezilmiş "halk'ı" için demiyorum dikkat ederseniz; çünkü Che Guevara tüm dünyadaki ezilmiş halklar için mücadele vermiştir.
"Ölüm kalım meselesi olan bu mücadelenin bir sınırı yok. Dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan haksızlıklara kayıtsız kalamayız. Bir ülkenin emperyalizme karşı zaferi bizim zaferimiz, yenilgisi de bizim yenilgimizdir."
Sözüyle de bunu belirtmektedir.
.
.
Bol bol kitap okumuş, fotoğrafçılık yapmıştır. Ailesinin maddi güçlüğe düştüğü zamanlarda, fotoğrafçılıktan para