“Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, o gücün bizde yok olduğu zamanlardır ki onun yerini alan tesirli bir sükunet ve en şiddetli bir elem, gözyaşlarından daha yakıcıdır.”
Hayatı boyunca sevgi açlığı çekmişti. Sevgiye hasretti. Varoluşun temel talebiydi sevgi. Ama hiç sevgi görmemiş ve zaman içinde katılaşmıştı. Sevgiye ihtiyaç duyduğunu fark etmemişti bile. Şimdi de bilmiyordu bunu. Sadece sevginin nasıl ifade edildiğini görmüş, yüreği hoplamış ve ne kadar güzel, yüce ve muhteşem bir şey olduğunu düşünmüştü.
Eğitimli ve alçakgönüllü biri, her şeyi veren ve her şeyi alan doğaya, “Dilediğini ver, dilediğini al,” der. Fakat meydan okurcasına değil, doğaya itaatkâr ve sade bir bağlılıkla söyler.
Sayfa 106 - Türkiye İş Bankası - Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İnsan yumuşak ve esnek doğar,
ölünce kaskatı ve serttir.
Bitkiler yumuşak ve bükülebilir doğar,
ölünce kırılgan ve kurudurlar.
Yani her kim sert ve katı ise
ölümün mürididir.
Her kim yumuşak ve uysal ise
yaşamın mürididir.
Sert ve katı olan kırılır.
Yumuşak ve esnek olan galip gelir.
- Lao Tzu