Uğur demir

Uğur demir
@Ugurrr_dmrli
Herşeye rağmen başaracak biri
Neler olacağını bilmemek insanı nasıl da çaresiz bırakıyor değil mi? Bazen geleceğe bakıp korkudan ölecekmiş gibi hissediyor musun sen de?
Sayfa 81·Kitabı okudu
Edebiyat
Uğur demir
Birde bana sor şu yks süreci bunun en somut örneği 🥺
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Öğretiyoruz Ama Eğitemiyoruz!
Bu ülkede hâlâ “eğitim” ile “öğretim” arasındaki farkın anlaşılmaması, yaşadığımız acı olayların en temel sebeplerinden biridir. Okullarda verilen şeyin adı çoğunlukla öğretimdir. Yani bilgi yüklemesi… Matematik, fizik, kimya, Türkçe… Peki ya eğitim? Yani karakter, ahlak, vicdan, saygı, merhamet, adab-ı muaşeret? İşte orası büyük bir boşluk. Bugün bir çocuğun babası emniyet müdürü, annesi öğretmen olabilir. Ama bu, o çocuğun “eğitimli” olduğu anlamına gelmez. Çünkü eğitim sadece aile mesleğiyle değil; değerlerle, rol modelle, sistemle ve kültürle inşa edilir. Biz ne yaptık? Çocukları bir yarış atına çevirdik. “Sınav kazansın, doktor olsun, mühendis olsun…” dedik. Sonuç? Meslek sahibi ama insan olamamış bireyler… Vicdanı eksik doktorlar, sorumluluğu zayıf mühendisler, öfkesini yönetemeyen öğretmenler… Çünkü biz “insan yetiştirmeyi” ikinci plana attık. Eskiden karnelerde sadece ders notu yoktu. Davranış notu vardı. Temizlik, düzen, arkadaş ilişkisi, saygı… Şimdi ise sadece başarı alkışlanıyor. Ahlaklı olmak? Ya “saflık” olarak görülüyor ya da dışlanma sebebi oluyor. Oysa bir toplumun geleceğini belirleyen şey, sadece zeki bireyler değil; karakterli bireylerdir. Eğer biz hâlâ eğitimi, öğretim zannederek yol almaya devam edersek; daha çok “başarılı ama tehlikeli” insanlar üretiriz.
1000Kitap
Uğur demir
Eline sağlık kardeşim herşeyi o kadar güzel açıklamışsın ki
Neden kitap okuyorsunuz?
Değerli okurlar, eminim çoğumuz bir kere de olsa "Neden kitap okuyorsun?" veya "Kitap okumak zaman kaybı" gibi sözlere maruz kaldık. Ben kendimce şöyle cevaplamak istiyorum: Kitap okurken farklı dünyalara dalıyorum. Kendi hayatımın sınırlarından çıkıp hiç gitmediğim yerlere gidiyorum. Bazen bir karakterin acısını hissediyorum, bazen de onun mutluluğuyla gülümsüyorum. Kitaplar bana yalnız olmadığımı hatırlatıyor. Düşüncelerimi büyütüyor, hayallerimi genişletiyor. Sessiz bir sayfanın içinde bile binlerce ses olduğunu öğretiyor. Peki siz değerli okurlar, neden kitap okuyorsunuz? Yorumlarda buluşalım. 🙏🏻
1000Kitap
Münasib Niftalıyev isimli okura yanıt verildi
Uğur demir
Öyle dimi ya okuduğum her kitaptan sonra insanlara, dünyaya , dışarıya çok farklı bakıyorum ve bu müthiş bir şey kimsenin görmediğini görüyorum ve bu benim için çok mükemmel bir şey. Kitap okumak mükemmel bir iş
Bir Kadeh Jack London’a
Bazı yazarlar vardır; yalnızca hikâye anlatmaz, insanın içine yürür. Jack London benim için tam olarak böyle bir yazardır. Onu okurken sadece bir romanın içinde değil, bir hayatın, bir mücadelenin, bir varoluş sancısının içinde bulurum kendimi. Oyun ile insanın onurunu Uçurum İnsanları ile yoksulluğun yüzünü Denizin Çağrısı ile gücün vahşetin sınırlarını Vahşetin Çağrısı ile doğaya dönüşü İyi Köpekler Kötü Köpekler Ve Kuzey Toprakları ile sadakati Ateş Yakmak ile hayatta kalmanın acımasızlığı Demiryolu Serserileri İle senin başıboş ruhunu Bir Kuzey Macerası ile soğuğun yalnızlığın edebiyatını Kızıl Veba ile insanlığın sonunu Âdem'den Önce ile geçmişimizi Beyaz Diş ile vahşilik ile sevgi arasındaki çizgiyi hissettim. Kimine göre Jack London, yalnızca Martin Eden’dır: hırslı, yalnız, anlaşılmamış bir yazarın hikâyesi. Kimine göre bir başarı öyküsü, kimine göre büyük bir yenilgidir. Ama benim için Jack London bundan çok daha fazlasıdır. Şu anda ise John Barleycorn’u okuyorum. Bu kitapta onun en çıplak, en kırılgan hâlini görüyorum. Güçlü olduğu kadar yorgun, cesur olduğu kadar kaybolmuş bir insanı… Kimine göre Jack London Martin Eden’dır. Kimine göre John Barleycorn’dur. Ama benim için o, uçurumun kenarında yaşamış, düşmüş, kalkmış, yine yazmış bir insandır. O, hem vahşeti hem merhameti, hem umudu hem yıkımı aynı satırda taşıyabilen nadir yazarlardandır.Ve bazen içimden şunu geçirmek geliyor: Gel, seninle varoş bir meyhanede, salaş bir masada rakı içelim Jack London. Gürültüden uzak, hayatın kenarına kurulmuş bir yerde… Birer kadeh kaldırıp susalım önce. Masada eski bir örtü, camı buğulanmış bardaklar, dışarıda yarım kalmış hayatlar…Kadehler çarpışıyor. Camın sesi kısa, anlamı uzun.Bizi yerden yere vurduğun, aynaya bakmaya zorladığın, kaçamadığımız gerçekleri yüzümüze çarptığın için mutsuzluğuna ...
1000Kitap
Uğur demir
Bende baya bı kitabını okudum gerçekten eli öpülesi yazarlardan biri