İki eliyle arkasındaki ağacın kabuklarina sarıldı.Parmaklari soguk yariklarin arasına girdi.Elini hemen geri çekti ve göğsüne götürdü. Göğsünün içinde, bu asırlık kabuğu gibi,yariklarin bulunduğunu sandı ve girtlagina kadar bir atesin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yanlizdi...
Çocuklar çıplak, hastalikliydilar ama ağlamiyorlardi. Ne zaman bicilmemiş bir bahçe ya da tarla görseler, hırsla parlayan gözlerle bakiyorlardi.Sonra, üzgün bakışlarını büyüklerine çeviriyor ve sanki söyle soruyorlardi:
"Neden getirdiniz beni bu dünyaya?"