Zehra Demiral

Zehra Demiral
@Zehradmrll
"Kendini bilen Rabb'ini bilir"
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2025 00:06
İnsanoğlu Tanrı'nın varlığını düşünce yoluyla bulabilir miydi? Hiçbir dinden ve inançtan haberdar olmadan, hiçbir yöntem bilmeden kişi teslimiyete ulaşabilir miydi? Sana Şah damarından da yakın olan varlığa ulaşmak ne kadar zaman alırdı? Böyle soruların cevabını aramak üzere yazılmış alegorik bir öykü Hay bin Yakzan. Felsefi düşüncenin bir hikayede vücut bulması, bir yöntem kitabı adeta. Akla hiç gelmemiş sorular üzerine düşündürmesi, insanı zihninin sınırlarını zorlayacak duruma getirmesi ve akıcı bir anlatım sunmasıyla paha biçilmez bir eser. Issız bir adada kendi türünden hiçbir canlıyı görmeden yaşayan bir insanın kendini ve Rabb'ini bilme yolculuğu. Bir anlam arayışı. Kitabı büyük bir zevk ve iştahla okudum diyebilirim. Sorgulamanın, yorum ve çıkarımlar yapmanın sonra da hepsini alt üst eden sonuçlara varmanın garip hazzını yaşadım. Bununla beraber kitapta aklıma takılan bir kaç noktadan da bahsetmek istiyorum. (Spoiler içerebilir) Örneğin, Hay bin Yakzan 'ın 50 sene boyunca hiçbir insana dahi rastalamamış olması ihtimal vermediğim bir durum oldu. Zira Absal'la beraber kıyıda bir süre beklemelerinin ardından gördükleri gemiyi nasıl olur da Hay yıllarca hiç görmez. Bu kadar gözlem yapan birinin bunu fark etmemiş olması mümkün değil. Hadi varsayalım ki öyle oldu ve Hay hiçbir türdaşını tanımadan yalnızca doğayı ve hayvanları gözlemleyerek bir düşünce sistemi oluşturdu. Peki bu gözlemlerinde hayvanların çift yaratıldığına, cinselliğin varlığına ve canlıların çoğalabildiğine hiç mi şahitlik etmedi? Veya kendi cinselliğini hiç keşfetmemiş olması ne kadar olası? Bu konuya hikayede hiç değinilmemiş olması belki de eserin yazıldığı dönemle ilgilidir. Bu gibi birçok soru aklımı kurcaladı durdu eseri okurken. Sanki ıssız bir adada doğdum ve süreci Hay ile beraber
Felsefe
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
Reklam
Ah Jane!
10/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
Hikayeni tamamladığında gözlerimden yaşlar akmıyor olsa da senden ayrılacak olmamın hüznü bütün kalbimi sardı. "Hayır Jane, gitme!" demek istiyor fakat çoktan gitmiş olduğunu biliyorum. Günlerdir kendime ait bir hayatım olduğunu unutmuş yalnızca seni dinliyor, seninle yaşıyordum. Her ne kadar karakterlerimizin arasında derin farklar olsa da seni kendime yakın buluyor hatta adeta senin yerine o hazin hayatı yaşıyordum. Evet Jane, hayatlarımızda bir çok şey farklı olabilir fakat yalnızlıklarımızı örttüğümüz küçük sevinçlerimiz ve nereye gidersek peşimizi bırakmayan hüznümüz aynı. Öyle ki bana hikayeni anlatmaya başladığın ilk andan beri seni çok seveceğimi, hatta senle dost olacağımı tahmin etmiştim. Sanırım o şefkat dolu kalbin bu dostluğu benden esirgemez. Jane Eyre, sen çok zeki, onurlu ve güçlü bir kadınsın. Şunu bilmelisin ki diğer kadınların senden öğreneceği çok şey var. Bilhassa kendini sevmek ve kendine güvenmek. Dürüstlüğün, yeteneklerin ve hikayeni anlatışındaki muhteşem edebi dilin bir kadın olarak güzelliğin çok ötesinde, senin hayatının süsleri adeta. Bana yaşam hikayen ile saf sevgiyi ve her ne yaşarsan yaşa onurlu durabilmeyi, kendine saygı duyabilmeyi tıpkı bir öğretmen gibi öğrettin Jane. Bunun için sana minnettarım. Öyle sanıyorum ki hayatımın ilerleyen dönemlerinde hak etmediğim bir durumla karşılaşsam aklıma sürekli senin tavırların ve o anda düşündüklerin gelecek. Fakat ben senin gibi soğukkanlılığımı koruyup düşünerek hareket edebilir miyim bilmiyorum. Zira kendimi bir yana atıp başkalarını düşünmek, onlara göre hayatımı şekillendirmek hayatımın bir parçası olmak üzere. Yine de Jane, sen yaşadığın olaylar karşısındaki tavırların ve kararlı duruşunla beni kendine hayran bıraktın. Ve her ne kadar ben öyle olamayacağımı bilsem de tavırlarım konusunda
Edebiyat & Roman
Jane EyreCharlotte Brontë · Sms Yayınları · 202142,1bin okunma
Herkes yalnızdır, ama kimileri vakit bulup dinleyemezler yalnızlıklarını
Puan vermedi
Pörsümüş kıyafeti, kül rengi yüzüyle eli cebinde gezen bir yalnızlık... Farklı sınıflardan, farklı düşüncelere sahip, farklı hikayelerde koşturup pek bir yere yetişememiş birtakım insanların tek ortak noktası... Eprimiş, bitap düşmüş yalnızlık... Kimisinde yetişilememiş hayaller, kimisinde netice vermemiş çabalar, kimisinde hayata anlam verilememiş beyhude yaşamlar... Hepsi de mutluluğu ıskalamış, bir türlü tamamlanamamış... Cumartesi yalnızlığı öyküleri bazı yerlerini kısmen beğensem bile çoğunlukla konuları bana hitap etmeyen, benden çok uzak ve bir türlü sevemediğim öykülerdi. Kimi zaman "buradan sonrası güzel gibi, muhtemelen bu kitabı seveceğim" diye düşünedururken sonlara doğru vazgeçtim. Neticede bazı cümlelerinden etkilenmiş, bir iki öyküsünde iç çekmiş olsam da bir an önce bitirmeye çabaladım hatta sonlara doğru hafakanlar geçirmek üzereydim ki bitti. Cumartesi yalnızlığı, Selim İleri 'nin ilk okuduğum kitabıydı. Uzun süredir merak etmeme ve heyecanla başlamış olmama rağmen biraz hayal kırıklığına uğradım. Fakat belki başka bir zaman yazarın bir romanına şans verebilirim. Tabi biraz zaman geçtikten sonra..
1000k
Cumartesi YalnızlığıSelim İleri · Everest Yayınları · 2014583 okunma
Modunuz düşük veya düşmeye meyilliyse bu kitabı şimdilik okumayınız
6/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
Keşke bu kitabı bu kadar depresif olmadığım bir dönemde okusaydım. Zira dış dünyanın ruhuma verdiği azap dolayısıyla kaçıp kitaplara sığınmak isterken Yozo'nun yaşadığı yalnızlığı okumak içimi daha çok daralttı. Bu nedenle normalde, sevgi görmemiş ve türlü türlü samimiyetsiz insan ilişkilerine şahit olmuş bir çocuğun hayat mücadelesini okumak, insan psikolojisini anlamama yardımcı olacakken bu süreçte okumam ancak kendi psikolojimi bozdu. Yine de söylemek isterim ki Osamu Dazai psikolojinin derinliklerine çok hakim ve bunu kalemine muazzam bir şekilde yansıtmış. Bazen bir insan sırf toplum yüzünden günden güne insanlığından olur, ne tarafa gitse, hangi yolu denese fayda etmez. Yozo'nun hikayesi de böyle midir yoksa o, doğduğu eve yalnızlığıyla gelmiş, kendince yaşamış fakat hiç insan olamamış mıdır? Bilemiyorum. Yozo, bir türlü anlamlandıramadığı insanlardan fizikisel olarak değil de, onlara şamatalıklar yaparak, onları bilinçli yaptığı saçma hareketlerle güldürerek, fakat hiçbir zaman kendi duygu ve düşüncelerini yansıtmaya cesaret edemeyerek uzaklaşır. O, Oğuz Atay'ın Tutunamayanlarından farklı bir tutunamayandır. Zahirde hüznünü saklamıştır. Fakat fotoğraflara yansıyan gülüşü bile onu ele vermektedir bütün çıplaklığıyla. Uzun lafın kısası, bu kitabı herkese önermem. Konu ilginizi çekiyor ise ve iyi bir psikolojik inceleme okumak istiyorsanız kesinlikle size hitap edecektir. "Hayatımda sadece bir kez büyük, şiddetli bir neşe yaşamak istiyorum." ...
1000k
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma
Öldüm ve bir bahçeye gömüldüm
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2023 23:31
Yüklerimin ağır geldiği, ne etsem kederden uzaklaşamadığım bir günde kalkıp tıpkı Gönül dağı dizisindeki Ciritçi Abdullah gibi bozkıra bir gezintiye çıkmaya karar verdim. Zira bilirim Anadolu'da, bilhassa bozkırda ders almasını bilene nice ibretler vardır. Bugün Mustafa Kutlu ile Gülpaşa çavuşun oğlunun hikayesine şahit olduk, mis gibi bozkır havası alıp o güzel bahçeden meyveler tattık. Her ne kadar Çavuşun oğlu beyhude dese de aksine onurlu, huzurlu en önemlisi de tutkulu bir ömür sürmüş; bozkırın ortasında azmedip bol meyveli bir bahçe kurmuş. Ömrünü o bahçeyle eğleşerek geçirmiş, yaşadığı gibi de ölüme gitmiş. İmrenilecek bir ömür sürmüş desem yeridir. Hâsılı hikayeyi büyük bir zevkle ve buram buram Anadolu kokusunu içime çekerek, bozkırda gezinerek okudum. Kimi zaman sabrı, kararlılığı, vefayı gördüm. Kimi zaman bir köyün yıllar içindeki değişimine şahit oldum. Kendimce mesajlar aldım heybeme koydum. Ben çok sevdim siz de seversiniz bu hikayeyi. Okuyun, okutturun efendim. "Deneyeceğiz hocam, dedim. Tutturursak ne âlâ, tutturamaz isek Cenab-ı Hak bizi bu yolda denemiş olur, haddimizi bilir otururuz."
1000k
Beyhude ÖmrümMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201910,1bin okunma
Reklam