Güçlü bir el silkeledi beni sonra
Sanırım Tanrı'nın eliydi.
Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan.
Binlerce yeşil gözü olan bir zeytin ağacı gibi,
Çok şey görmüşüm gibi,
Ve çok şey geçmiş gibi başımdan,
Ah.. dedim sonra
Ah!
"İstiklâl ve istihlâs (Kurtuluş) harbimizde erkekleri cephede çarpışırlar iken kadınlar da cephe gerisinde asker gibi çalıştılar ve bir taraftan istihsâlâtımızı (üretimimizi) temin, diğer taraftan ordunun geri hizmetlerini îfâ ettiler. Toprakları ekip biçenler, yiyeceğimizi tabiatdan koparanlar hep kadınlarımız olduğu gibi ordumuzun i'âşesini, nakliyyâtını temin edenler de hep köylü Türk kadını idi."
Nezihe Muhiddin için kadınların toplumda erkeklerle görünürde eşit olmaları değil, değersizleştirilmekten kurtulmuş, benliklerini bulmuş olarak, kendi kimlikleriyle, varolan öznelerini geliştirmiş olarak toplumun her alanında yerlerini almaları önem taşır.