Bilge olmakla bilimin alakası yoktur.Hatta biraz zorlarsak karşıtı olduğunu bile söylemek mümkün."Bilim" bilginin birikimidir denir.Oysaki bize zeki, akıllı bir beyni çağrıştırması lazımdı.Büyük bilim adamları, keşif yapanlar öğrencilerinden daha az bilgiye sahip olabilir.Hatta özgür fikirleri olmasa, bıkmadan yorulmadan bir düşüncenin peşine düşmesr bilim adamı olamazlardı.
Üniversitede öğrenciler tamamen yalnızlar.Öğrencilerin önemsedikleri hocalarına ne kadar hayranlık duyduğu, değer verdiği ortadayken öğrencilere sunulan ufacık bir desteğin bile gençlerde yarattığı gücü kullanamıyor olmamız son derece üzücüdür.Öğretim görevlisi öğrencilerin geçmişlerini, ailelerini, arzularını, isteklerini, gelecek hayallerini neredeyse hiç bilmez.Cesaretlendirici bir sözün, bir motivasyon cümlesinin hatta arkadaşça bir eleştirinin öğrenciye verdiği destek çok büyüktür.Üniversite yüksek ahlaki kültürüyle, derin bilimiyle, kilisenin ahlaki açıdan yaptığını yapsa gençleri daha rahat yönetirdi.
On sekiz ila yirmi beşli yaşlarda doğaya, dağa, ormana, denize, güzel olan şeylere, sanata, edebiyata, bilime, tarihe yönelmek yeterli olacaktır. Bunlara alıp başını yeni yerler keşfetmeyi de ekleyebiliriz. Böyle bir seyahat gence başarma duygusunu tattıracak, çok faydalı olacaktır.