Nursel Özhan

Nursel Özhan
@_Nursel_
Ben bayrakları değil, insanları seviyorum.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dolaptaki tabaklardan birini görünce kederlendi. Karısının ölümünden üç ay önce almayı akıl ettiği bu tabak takımı evde tartışmalara yol açmıştı. Muhtar Bey başka şeylere, koltuklara, salonun eşyalarına, giyeceğe masraf edilmesini daha doğru olduğunu söylerdi. Şimdi bütün bu tartışmaların saçma ve boş olduğu ortaya çıkmıştı. "Ah, ah, hayat, ölüm, her şey boş ve saçma," diye mırıldandı.
Sayfa 422 - Muhtar Bey·Kitabı okudu
Bir dilenci vardı, ofisin oradaki kahve dükkânından çıkarken her sabah beni durdururdu. Ona her gün bir çeyreklik verirdim. Her gün. Bu olay o kadar alışılagelmiş bir hal almıştı ki artık benden para bile istemiyordu, çeyrekliği cebine sıkıştırıverip geçiyordum. Derken hastalandım, birkaç hafta evde yattım ve dilenci beni yeniden gördüğünde ne dedi biliyor musun?" "Ne dedi, baba?" "'Bana üç dolar elli sent borcun var,” dedi.
Edebiyat
Evlilik İçi Tecavüz
Sokaktaki adamın tecavüzünü yaşamış olan bir kadın tecavüzün adını koyabilir. Kimseye söylemese, saklasa bile tecavüze maruz kaldığını bilir. Ama, yuvasında eşinin tecavüzüne tekrar tekrar uğramış olan bir kadın, bir saldırgan ile evli olduğunu ve sokakta tecavüz edilen kadın gibi bir sorun yaşadığını kendi kendine bile tanımlamaz. Kadınlık rolünün alışkanlığı içinde kendisini suçlar ve cinsel yönden eksik bir kadın olarak tanımlar. İstemediği zaman, eşini kırmamak için cinsellik yaşamaya kendini mecbur kılar.
İnsan bir şeylere inanır, çünkü onlara inanmaya şartlandırılmıştır. İnsanın kötü nedenlerle inandığı şeyler için başka kötü nedenler bulmak işte felsefe budur. İnsanlar Tanrı'ya inanırlar çünkü öyle şartlandırılmışlardır.
İthaki Yayınları 3. Baskı
Edebiyat