Kadına Yönelik Şiddet

Evdeki Terör

Kolektif
Yazar:
Kolektif
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
195
Basım Tarihi:
1996
Yayınevi:
Mor Çatı Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

HAKLI DAYAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR!
9/10
·195 syf.··
2020 171. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2020 08:48
Aile içi şiddet her yaştan insanda, cinsiyette ve ırkta görülebilen, fiziksel ve psikolojik yönleri olan bir şiddet türüdür, kitapta buna pek çok örnekle fazlaca yer veriyor. Bu şiddet türünde özellikle fiziksel olarak zarar verme, baskı altında tutma, kadına ve direkt aileye korku salma gibi davranışlar yer alır. Yani her yönüyle eşit olmayan bir güç dinamiği içerir. Hakaret, tehdit, duygusal istismar, cinsel zorlama aile içi şiddet olgularında sıkça karşılaşılan durumlardır. Bunlardan biri ve çok da önemli olan sözel şiddet, her şeyden önce kadınların, özgüvenlerini yok etmeyi amaçlayan pek çok erkeğinde başvurduğu, asla şiddet olarak kabul etmediği çok etkin bir saldırı yöntemi. Şiddet uygulayan erkekler, bu silahı iyi tanıyorlar ve çok iyi kullanıyorlar. Sözel şiddet, aşağılama, küfür ve hakaretin yanı sıra, bazen kadına takılan aşağılayıcı bir isimle, bazen de kadının önem verdiği şeylerle, kadının bedeniyle, dış görünüşüyle alay edilerek sürdürülüyor. "Sen bu evde, benim hizmetçimsin" diyor, bütün hizmetinin yapılmasını istiyor. "Tahsilin kadar konuş", "sen köylüsün", "sen adi bir fahişesin" gibi sözlerle kadınları aşağılıyor. Her yönden çöküşe sebep oluyor, aynı zamanda kendi kompleksli egosunu şişiriyor. Kadında azalmış benlik duygusu, kaygı, her yönden yıpranma, profesyonel bir destek almayı gerektiren çaresizlik düşüncelerini pekiştiriyor. Kitapta özellikle değinilen konu, toplumumuzdaki genel geçer kanının şiddet uygulayan erkeğin, eğitim seviyesi yüksek olan erkeklerin daha az şiddet uygulamaya (ya da hiç) eğilimli olduğudur. Oysa ki böyle bir durum söz konusu değildir, şiddet uygulayan erkeklerin arasında ilkokul mezunu olanların yanı sıra üniversite ya da yüksekokul mezunu olan erkeklerin de var olduğunu görüyoruz bu da bize eğitim sistemimizin erkeğe
1000Kitap
Evdeki TerörKolektif · Mor Çatı Yayınları · 199668 okunma
Şiddet gücün değil, acınası eksikliklerin dışa vurumudur
9/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2022 20:59
Mor Çatı Kadın Sığınağı, yıllardır emek verdikleri kadına şiddeti engelleme konusundaki tecrübelerini, araştırmalarını ve Türkiye’de yaşadıklarını kitap haline getirmiş. Bu kitap hakkında birçok arkadaşım harika incelemeler yazdılar. Hala bana düşen söz olur mu, bilmiyorum; ancak ben de bu çarpıcı araştırmayı okurken hissettiklerime ilişkin birkaç not paylaşayım istedim. Kitap, kadına yönelik şiddeti 4 bölüm altında ele alıyor: Yaşanmış örneklerden ve istatistiki çalışmalardan hareketle şiddetin yapısı ve sonuçları, şiddete yönelik bilimsel ve hukuki incelemeler, Mor Çatı Vakfı’nın kuruluş öyküsü ve genel olarak kadın sığınaklarına ilişkin görüşler. Son derece akıcı bir anlatımla, okuyucuyu sıkmadan birçok değerli bilgi paylaşmış vakıf. Hızlıca okuyup bitirebilir ve bir türlü sonunu alamadığımız kadına şiddetin nedenleri, sonuçları ve çözümü konusunda değerli bilgiler edinebilirsiniz. “Kadına şiddet” söylemi benim yaşımdaki biri için çok şaşırtıcı değil. Çocukluğumdan üniversiteye gidene kadar küçük kasabalarda yaşadım ve her gittiğimiz kasabada kadın günlerinde, arkadaşlarım arasında, pikniklerde, ya da anne-babamın akşam bizi yatırdıktan sonraki fısıldaşmalarında “kadına şiddet”i çok duydum. “Fatma’yı kocası yemeği yaktı diye dövmüş”, “Ali karısının üstüne kuma getirmiş.”, “Mehmet’in kızı evden kaçmış, yakalayıp getirmişler, babası çarşı içinde bir temiz pataklamış”. Çocuk yaşında duyunca insana garip bir his çöküyor; bir yandan dayağın iyi bir şey olmadığına ilişkin şartlandırılıyoruz, diğer yandan muhabbetlerin fısıldanan gizemli kısımları çoğunlukla bir dayak hikayesi ile bağlanıyor. Normalleşiyor demeyeyim ama bir müddet sonra şaşırmıyoruz… Haklarında dayak haberi çıkmış bir çift kolkola çarşıya çıktığında ya da misafirliğe güle oynaya geldiklerinde hepimiz
İnsan
Evdeki TerörKolektif · Mor Çatı Yayınları · 199668 okunma
"Geçmişi değiştiremezsiniz ama geleceği denetleyebilirsiniz.."
9/10
·195 syf.··
2021 65. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 22:18
Her sayfasında sinirlendiğim, bu kadarı da olmaz/olmamalı dedirten bir kitap oldu. Şiddet, birçok insanın maruz kaldığı fakat bir çözüm getirilmeyen, günden güne artan ve genellikle erkekler tarafından aile içi şiddet olarak baş gösteren bir tutumdur. Günümüzde insanlar, birçok sebepten ya da sebepsiz yere sözlü, psikolojik, fiziksel, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalmaktadır fakat bunlar için elimizden hiçbir şey gelmiyor. Çünkü kitapta olduğu gibi bunu normalleştirmeye çalışan insanlar var. Kitabın dili sade olmasına rağmen gerçek olaylar ele alındığı için okumak insanı mental olarak yoruyor fakat bu yorgunluk çaresizlikten geliyor. Yemek yapmadığı için ya da yaptığı yemeği beğendiremediği için, hamilelik döneminde ilişkiye girmeyi reddettiği için, ters ilişkiyi reddettiği için, kocasının kendisini pazarlamasına karşı çıktığı için, evde sular kesildiği için ve bir sürü saçma sebeplerden dolayı şiddet gören kadınların sesi olmamız gerekirken şiddeti meşrulaştıran bir toplumda yaşadığımız için sesimizi kısıyorlar. Öyle bir şey yok, lütfen bilinçli davranın.. --Sevdiği için şiddet uygulayamaz, hakaret edemez. --Kocan sahibin değil, ileride sevgilin/nişanlın değişmez. --O tokat bir kerelik bir şey değildi. --Seni kıskandığı için sana vurmadı, seni kısıtlamadı, sadece kendini tatmin etmek istedi. --Sevgilinin, nişanlının hatta eşinin bile senin vücudun hakkında söz hakkı yok. --Çocuğunuz var diye onlara muhtaç değilsiniz. Şiddete maruz kalan çocuklar, şiddete eğilimli olarak ya da ciddi psikolojik sorunlara sahip olarak büyüyor. Kendini eğitemeyen erkek çocuklar büyüdükleri zaman babalarının kopyası olup eşlerine ya da annelerine şiddet gösteriyor, kız çocuklar ise şiddete susup, kaderine(!) boyun eğiyor. Artık değişmesi gerek. Şiddet sadece erkeğin kadına vurması
Edebiyat
Evdeki TerörKolektif · Mor Çatı Yayınları · 199668 okunma
Hissettiklerimin yalnızca binde biri..
Puan vermedi·195 syf.··
Beğendi
·
2020 58. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 17:35
AYLİN SÖZER, katili Kemal Delbe; SELDA TAŞ, katili Mehmet Taş ve VESİLE SÖNMEZ, katili Uğur Dönmez. Bu saydığım insanlar Türkiye'de son 24 saatte katledilen kadınlarımız. Kimisi oğlu tarafından, kimisi de eşi tarafından öldürüldü. Boğazı kesilerek, yakılarak,.. Katledilen milyonlarca kadınımızdan sadece üçü.. "Evdeki Terör" tam da bu konuda yazılmış bir kitap. Her geçen gün, kadın cinayetlerinin olduğu bir güne açıyoruz gözümüzü. Vahşice katledilen kadınlarımız hep haberlerde. Bu kitapta, evdeki kadınlarımızın uğradığı işkenceler anlatılıyor. Yani vahşetin öncesi. Kadınlarımızın uğradığı cinsel, psikolojik, fiziksel şiddetler.. Her biri birbirinden ürkütücü hikayeler. Kendisiyle ilişkiye girmek istemeyen karılarına, "zorla" sahip olan, kendini "adam" zanneden insan müsveddeleri.. Dövülmekten sakat kalan kadınlarımız.. Çocukları için her türlü şiddete katlanan kadınlarımız.. Ve yardım istediğinde "kocandır yapar", "aile içi meselelere karışamayız" diyen duyarsız vatandaşlarımız. Evlenmek, karşımızdaki insana, o bir malmış gibi sahip olacağımız anlamına gelmez. Kalbi bizimledir sadece. Kocalar karılarına, ya da tam tersi karılar kocalarına zorla sahip olamazlar. Evlilik içi tecavüz "vardır". Bir insana istemediği bir şeyi yaptırmak tecavüzdür tacizdir, bunun başka bir karşılığı olamaz. Ve hiçbir zaman bir kadın bir adamın malı OLAMAZ, OLMAMALI. Daha çok şey var yazılacak ama, hiçbir yere sığmaz bizim bu çığlığımız. Gözler görmedikçe, kulaklar duymadıkça; ağzımızı kapatan elleri kırmadıkça sesimizi duyuramayacağız. AMA ARTIK YETER!!!!!
2021'e Girerken
Evdeki TerörKolektif · Mor Çatı Yayınları · 199668 okunma
Puan vermedi·195 syf.··
Beğendi
·
2020 147. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2020 22:32
Kitap Mor Çatı'ya başvuran yüze yakın kadının yaşadıklarına dayanarak yapılan bilimsel mahiyetteki bir araştırmadır. Bu, yazım diline de yansımış, bu nedenle akademik yayın okuyoruz hissi duyuyoruz. Kitabı pdf formatında okudum, bu açıdan sıkıntısı yazıların çok küçük olmasından dolayı güçlük çekmem oldu. Ara ara kendini tekrarlayan yazıların olmasının da etkisiyle detaylı olarak bakamadığım, göz gezdirerek geçtiğim kısımlar oldu. Çalışmanın sonuçlarından birisi fiziksel şiddete uğrayan kadınların özellikleridir: Evli Yaş ortalaması 30 Ortalama 2 çocuk sahibi Evlenmesi nedeniyle eğitimi ve mesleki kariyerini bırakmış, çalıştığı işten ayrılmış Büyük bölümü medeni nikahlı olmakla birlikte karma nikahlı (medeni+dini nikah) ve salt dini nikahlı olanlar Çoğunluğu evliliğinin ilk 10 yılı içinde Benim özellikle dikkatimi çeken bir özellikse, şiddetin evlenmeden önce ve henüz evliliğin ilk günlerinde başlamasıdır. Bunda dikkat çekici yan bence, kadının henüz evlilik bağı ile bağlanmamış olmasına karşın gördüğü şiddeti yadsıyarak veya kendince birtakım nedenlerle ileride düzelecek önemsiz sorunlar gibi algılaması oldu. Bunda tabi, ailelerin etkisi veya toplumda olası itibarın düşme tehlikesi de vardır. Lakin yine de henüz evlilik bağı olmadan bu şiddet üzerine ayrılsalar aileden veya toplumdan görecekleri tepkiler çok yüksek bir perdeden gelmez diye düşünüyorum. İlk günlerde başlamasının dikkat çekici yanı ise genel kabul gören bir anlayış vardır, balayı geçmeden hatta evliliğin üzerinden üç beş ay geçmeden ciddi sorunlar çiftler arasında meydana gelmez ama burada görüyoruz ki, henüz ilk günde şiddeti oluşturacak son derece ciddi sorunlar bulunuyor. Maddelerden bence en önemlisi kadınların evlenmek üzeri eğitimlerini veya işlerini bırakıyor olmalarıdır. Bunun yaşanmasında,
1000Kitap
Evdeki TerörKolektif · Mor Çatı Yayınları · 199668 okunma
Her sessiz kalınan şiddet bir gün sizi bulur.!!
10/10
·195 syf.··
2020 222. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2020 23:15
Bu zaman diliminde okuduğum en zor kitaplardan birisi, kitap mor çatı'ya başvuran yüze yakın kadının yaşadıklarına dayanarak yapılan bilimsel mahiyetteki bir araştırma okurken sitem ve öfkeden kendimi alamadım. yaşamımızın hemen hemen her alanında karşımıza çıkan şiddet, çığ gibi giderek büyüyen ve önüne geçilemeyen bir şekilde bir çoğumuzun hayatını, fiziksel ve ruhsal sağlığını, huzurunu ve mutluluğunu etkileyen gizli bir tehlike olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. tehlikenin büyüklüğünü kavrayabilmek adına şiddetin bu denli yaygın olması da ne yazık ki yaşamın aslında kaçınılmaz bir parçasıymış gibi sessiz bir kabulü de beraberinde getiriyor. şiddeti bu denli görmezden gelmenin önemli sebeplerinden biri aslında ‘şiddet’ kavramının, şiddet probleminin ne olduğuna ilişkin zihinlerde net bir tanımının olmamasıdır savaşın olmadığı zamanlar dünyanın barış içinde yaşadığını düşünüyorsak yanılıyoruz. eğer kadınlarımız ve çocuk yaşındaki genç kızlarımız evlerde, sokaklarda, okullarda ve işyerlerinde sık sık şiddetin her türlüsüne maruz kalıyorsa bu savaşın devam etmesidir ve durdurulması gerekmektedir. tarihteki bulgular kadınlara yönelik şiddet içerikli davranışların her bir ırk, kültür, din, ulus ve ideolojilerdeki erkekler tarafından yapıldığını ve kadınların insan olarak değil ne yazık ki sadece bir nesne, bir ödül ve savaşın bir hatırası olarak her türlü şiddete maruz kaldıklarını göstermektedir. Özellikle erkeğin kadından üstün görüldüğü ve kadın ve erkek rollerinin katı çizgilerle birbirinden ayrıldığı toplumlarda kadınların daha çok istismara maruz kaldıklarına tanık oluyoruz. tüm bunlar sadece geçmişi çok uzuna dayanan trajedilere örnek teşkil etmezler; ne acı ki şimdilerde yaşanan ve hatta gelecekte yaşanacak olan trajedilere de örnek teşkil ederler. diğer
1000Kitap
Evdeki TerörKolektif · Mor Çatı Yayınları · 199668 okunma
DAYANIŞMA YAŞATIR.
Puan vermedi·195 syf.··
2020 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2020 22:48
Bu zamana kadar okuduğum en zor kitaplardan birisi ve ilk incelemem... Olaya biraz daha duygusal ve öfkeyle yaklaşmaktan kendimi alamıyorum. 'bana nasıl olsa bir şey olmaz' rahatlığının sağlanmasının hesabının sorulmasını istiyorum/istiyoruz. Hayatımızın her anın da öylece durduğumuz yerde dahil şiddete maruz kalıyoruz. Bu kitapta bir çok kadın arkadaşımın ve kız kardeşimin yaşadığı şeylere tanık oldum aslında hepimizin her gün maalesef ki duyduğu şeyler fakat aynı anda bu kadar acıya tanık olmak kitabı okumayı çok zor kılıyor. Yine görüyoruz ki adalet sağlamak için gittiğimiz polisler, savcılar erkek egemen devletin içinde olduğumuzu yüzümüze vuruyor. Kurtulmak, rahat nefes alabilmek için gidilen yerler bizi katillerin canilerin kucağına geri atıyor, bizi koruyacak bir yasa bizi koruyacak bir devlet yok... Bugun kendi adaletimizi kendimiz sosyal medya üzerinden sağlıyoruz. Tecavüzcü Mahmut Orhan sosyal medya sayesin de tutuklandı, Şulet Çet davasın da yine sosyal medyadan büyük bir kamuoyu sağlandı ve davadan istenilen sonuç çıktı ve daha nicesi... Şiddeti sadece fiziksel şiddetten ibaret sanıp kadınların giydiği kıyafetten, oturmalarına kalkmalarına, gülmelerine kadar varan her şeye karışılması sözde kıskançlık adın da yapılıyor ve sırf bu yüzden meşrulaştırılan bir şiddet biçimi...Seven insan kıskanır mantığı ile haraket edilmesi erkeğe şiddeti uygulayacağı alanı sunar bir yerden sonra iş sözlü şiddete daha sonra fiziksel şiddete ve ölüme kadar götürür. Çok kıskandım, çok seviyordum açıklamaları ile nice kadının canına kıyıldı ve bunlar tahrik indirimi bile sayıldı... Aile içi şiddet toplumumuzun en büyük sorunu bunu pandemi sürecin de daha net bir şekilde gördük. Geçtiğimiz mart ayında 29 kadın öldürüldü. Bunların 18si evlerin de öldürüldü. Erkekler istedikleri
Evdeki TerörKolektif · Mor Çatı Yayınları · 199668 okunma
EVDEKİ TERÖRÜ BİTİRMENİN ZAMANI GELDİ
10/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2020 159. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2020 19:25
Kadın yemeği yaktı, DAYAK Kadın çalışmak istedi, DAYAK Kadın mantara et koydu, DAYAK Kadın yemeği tuzlu yaptı, DAYAK Yetmez. ŞİDDET devam etmeli. Şişko de İSİM TAK Beceriksiz de AŞAĞILA Seni gebertirim de TEHDİT ET Sen ne biçim kadınsın de KÜÇÜMSE Yetmez. Yıllarca sürecek DUYGUSAL ŞİDDET yaşat. Nasıl olsa vurmuyorum de, elbiselerini kes. Nasıl olsa vurmuyorum de, tabağı, bardağı kır. Nasıl olsa vurmuyorum de, kediyi duvara fırlat. Nasıl olsa vuruyorum de, en ağır hakaretleri yap. Bazılarımız alıntıları bile okurken rahatsız oldu. Ben sizinle paylaşamadığım nice olayları okurken rahatsız oldum. Bir de bu acıları yaşayan kadınları düşünün. Ben düşünemedim. Bu acıları çeken kadınlar gerçekten var mı dedim. Sonra da onlara bu acıları yaşatan erkek müsveddelerini düşündüm. Öyle erkeklerin olacağını aklım almadı. Siz söyleyin, Hangi erkek karısına tecavüz ederken kızlarına izletir. Hangi erkek 6 yaşındaki kızına cinsel tacizde bulunurken, sakın bağırma sana kocaman hediye alacam, der ve 14 yaşına kadar devam eder. Hangi erkek en sevdiğim oğlum diye kucağında yatırdığı 4 yaşındaki oğluna aylarca tecavüz eder. Hangi erkek kızına tecavüz etmek için doktorlardan, hocalardan medet umar.
1000Kitap
Evdeki TerörKolektif · Mor Çatı Yayınları · 199668 okunma

Yazar Hakkında

KolektifYazar · 15711 kitap
Kolektif eser, tek bir yazara atfedilmeyen, birden fazla yazarın ortaklaşa yazdığı veya katkıda bulunduğu eserlere verilen isimdir. Bu eserler, yazarların önceden belirlenmiş bir plan doğrultusunda birlikte çalışmasıyla veya her bir yazarın farklı bölümleri veya karakterleri ele almasıyla oluşturulabilir. Kolektif eserler, farklı türlerde karşımıza çıkabilir: - Romanlar: Birden fazla yazarın farklı bakış açılarını ve deneyimlerini bir araya getiren romanlar, kolektif eserlere güzel bir örnektir. Örneğin, "Kelebeğin Rüyası" adlı kitap kolektif bir şekilde oluşturulmuştur. - Hikaye Kitapları: Farklı yazarların yazdığı kısa hikayelerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan kitaplar da kolektif eserler arasında yer alır. Örneğin, "26 Yazardan Tek Bir Hikaye: Adalet" kolektif şekilde yazılan bir hikayeden oluşur. - Şiir Antolojileri: Birden fazla şairin şiirlerinin bir araya getirilmesiyle oluşan antolojiler de kolektif eser kategorisine girer. Örneğin, "Güzel Yazılar - Şiirler" gibi antolojilerde birçok şairin eseri yer alır. - Deneme ve Makale Derlemeleri: Farklı yazarların deneme ve makalelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan derlemeler de kolektif eserler arasında sayılabilir. Örneğin, "Sivil İtaatsizlik" gibi yayınlar.