Yazardan son söz:
Şayet ideoloji gözlüğü takarak yaşıyorsan asla adil olamazsın. Mutlaka taraf tutmak zorunda kalırsın. Oysa ilahi adalet taraf tutmaz. Bütün ideolojiler kendi renklerinden başka renk kabul etmezler ve ideoloji aklın gözlerini kör eder. Sadece kendisi gibi düşünenlere hayat hakkı tanır. Oysa bize bahşedilen hayatın içimde bir kelebeğin, bir böceğin hatta toprağın bile nefes almaya hakkı var. İnsanı insandan ayıran "Allah'ı seviyorum." demesin. Çünkü Allah; ayırmayı değil, birleşmeyi, bir olmayı sever. Bana göre insan, bütün varlıkların eşit olduğuna inanıyorsa insan olmayı başarmıştır. Yoksa hâlâ egosunun kölesinden başka bir şey değildir.
İşte yazarımızın kitabın sonuna eklediği son sözleri bunlar ve bunları aslında kitabın aralarına serpiştirdiği de görülebilir. Esas hikâyede bir zamanlar Doğu'da görev yapan ve çeşitli zorluklar çeken, bölgedeki terör faaliyetlerinden ötürü 3 defa ölümün kıyısından dönen bir öğretmenin hayatından kesitler anlatılıyor.
İdealleri olan, insanlara sevgi ve saygısı çok olan, Mevlana ve Yunus Emre gibi üstadları kendine örnek alan, özgüvenli, azimli bir öğretmen..
Tüm öğretmenlerimiz bizi bilim ile inşa eden ustalardır. Hâkları ödenmez. Şehit olanlara Allah rahmet eylesin.
İyilerinin sayısını arttırsın.